bir metne bağlı kalmadan oynanan tiyatro türü

Cevap: E) Tiyatro. 5. Aşağıda tiyatro ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır? Cevap: C) Tiyatro oyunu, belli bir metne bağlı kalmadan doğaçlama sahnelenir. 6. () Numaralanmış cümlelerin hangisinde tiyatroyu romandan ayıran en belirgin özellik verilmiştir? Cevap: D) IV. 7. GelenekselTürk tiyatrosunun türlerinden biri olan orta oyunu, dört bir yanı izleyicilerle çevrili, belirli bir metne bağlı kalmadan oynanan bir oyundur. Dekorun olmayışı ya da çok az oluşu oyuna oynanma mekanı açısından özgürlük tanır. 11Erkek tiyatro sanatçısı. 12 Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında, oyuncuların, eser kişilerini sahnede canlandırmaları. 13 Ortaoyununda olduğu gibi, önceden yazılmış bir metne dayanmadan, sahnede akla gelen sözlerle oynanan halk tiyatrosu türü. 14 Tiyatroda oyuncuların oyuna uygun olarak giydikleri kıyafet Yazılı bir metne bağlı kalmadan oynanan sözlü ürünlerdir. - Doğaçlama (İrticalen) gerçekleşir. - Müziğe de yer verildiği için hem göze hem kulağa hitap eder. - Oyunun başında ve sonunda klişeleşmiş ifadeler vardır. - Olumlu ve olumsuz tipler (iyi-kötü, bilgili-cahil, güzel-çirkin) bir arada verilir. ORTAOYUNU Etrafı seyirci ile çevrilmiş bir meydanda herhangi bir metne bağlı kalmadan oynanan doğalama bir oyundur. Başlıca iki karekteri Pişekar ve Kavukludur.Pişekar,karagöz oyunun daki hacivat,kavukluda karagöz karşılığıdır. my heart will go on piano notes easy. Merhaba arkadaşlar size bu yazımızda Türk Dili ve Edebiyatı Konuları hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi sahibi olabilirsiniz. Geleneksel Türk Tiyatrosu sorusunun cevabı aşağıda sizleri bekliyor…Geleneksel tiyatro başlığı altında genellikle kukla, meddah, Karagöz, orta oyunu ve köy seyirlik oyunu gibi gösteri türleri yer alır. Şarkı, dans ve söz oyunlarına dayanan geleneksel tiyatro yazılı bir metne dayanmaz. Geleneksel tiyatroda güldürü ögesi ön sahnesiz bir tiyatrodur. Bunlardan seyirlik köy oyunlarının kökeni tarih öncesi bolluk törenlerine ve ilkel inançlara uzanır. Bunlarda Türkler’in Orta Asya’dan getirdikleri inançların izleri olduğu gibi, Anadolu’da daha önce yaşamış olan toplulukların kültürlerinin de katkısı vardır. Bu oyunların başlangıçta amaçları zamanla değişmiş olsa bile, Türk köylüsünün bu geleneği sürdürdüğü ise Türkler’in Anadolu’ya geldiklerinde getirdikleri bir gösteri sanatıdır. İstanbul’da Osmanlı döneminde el kuklası, ipli kukla, sopalı kukla, araba kuklası, yer kuklası, ayak kuklası, iskemle kuklası gibi değişik türde kukla gösterileri 19. yüzyıla kadar geliştirilerek sürdürülmüştür. Ama kukla sanatı, ondan daha eski bir gösteri olan meddahlık ve İstanbul’a 16. yüzyılda geldiği sanılan Karagöz kadar yaygın olmamıştır. Karagöz Seyirlik halk oyunlarından olan Karagöz, bir gölge oyunudur. Oyunda Karagöz cahil halk tipini; Hacivat ise aydın tipini temsil eder. Geleneksel Türk Tiyatrosu ürünlerindendir. Manda ve deve derisinden yapılan resimlerin, bir ışık yardımıyla sahnedeki perdeye yansıtılmasıyla oluşur. Bir gölge oyunudur. Bu nedenle bazı kaynaklarda “Hayal-i Zıl” şeklinde de adlandırılır. Kahramanları Karagöz, Hacivat, eşraftan kimseler, Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir, satıcılardır. Karagöz; okumamış, hazır cevap, söylenenleri ters anlayan ve buna göre cevaplar veren kaba bir adamdır. Hacivat ise aydın ve yarı aydın kişileri temsil eder. Karagöz oyununda bütün konuşmalar perdenin arkasındaki tek kişi tarafından yapılır. Bu nedenle Karagöz oynatmak zor bir iştir. Karagöz oyununun oynatıldığı perdeye “hayal perdesi” denir. Oynatan kişi de hayali ya da hayalbaz olarak adlandırılır. Karagöz oyunu dört bölümden oluşur Sahneye göstermelik denen bir resim konulur. Karagöz ve Hacivat’ın karşılıklı konuşmaları Asıl oyun Oyunun sonunda hatalar için özür dilenen ve bir sonraki oyunun yerinin belirtildiği bölümdür. Karagöz oyunundaki tipler ana hatlarıyla şöyle tasnif edilir Asıl Tipler Karagöz, Hacivat Şive taklitleri yapan tipler Kastamonulu, Kayserili, Bolulu, Eğinli, Arap, Acem, Arnavut, Laz, Kürt, Rumelili, Muhacir, Ermeni, Yahudi, Rum, Frenk Hasta Tipler Beberuhi, Tiryaki, Kekeme, Altıkulaç, Sarhoş, Deli Diğer Tipler Çelebi, Köçek, Zenne Orta Oyunu Seyircilerle çevrilmiş bir alanda, yazılı bir metne bağlı kalmadan ve doğaçlama tuluat yoluyla oynanan bir oyundur. Pişekar ve Kavuklu oyunun temel kişileridir. Halkın ortak malıdır. Oyunların güldürme unsurları karşılıklı konuşmalardaki söz oyunları, hazır cevaplılık, yanlış anlamalar ve yöresel konuşmaların taklitleridir. Oyunda Karagöz ile Kavuklu’nun; Pişekâr ile Hacivat’ın bütün özellikleri aynıdır. Karagöz ile Orta oyunun farkı ise, Karagöz’ün perdede, Orta Oyun’un meydanda oynanmasıdır. Yani Orta Oyunu canlı kişilerle oynanırken Karagöz’de tasvirlerin gölgesi oynatılır. Meddah » Arapça methedici anlamına gelen meddah, taklitler yapıp hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren halk sanatçısıdır. » Meddahlık için tek kişili tiyatro denebilir. Meddahlar, günümüzün şovmenlerine ve stand-up sanatçılarına benzer. »Meddah, herkesin görebileceği bir yere oturarak bir öyküyü baştan sona, canlandırdığı kişileri ağız veya şive özelliklerine göre konuşturarak anlatır. »Tamamen doğaçlamaya dayanır. »Meddahın kullandığı üç temel araç vardır Bir sopa veya baston, boynuna attığı büyükçe bir mendil ve oturduğu sandalye. Mendili değişik tipteki kişilerin kıyafetini göstermek ve ağzını kapatarak seslerini taklit etmek, değişik başlıklar yapmak için kullanır. Sopadan da oyunu başlatmak, seyirciyi susturmak, değişik sesler çıkarmak ve saz, süpürge, tüfek, at gibi varlıkları canlandırmak için yararlanır. »Meddah bir beyitle konuya girer. Gösterisinin bitişinde özür diler. Oyundan çıkarılacak dersi kıssayı bildirir. Köy Seyirlik Oyunu Köy seyirlik oyunları, adı üzerinde seyirlik oyunlardır. Tıpkı orta oyunumuzda olduğu gibi bu oyunlar da genellikle köyün ortasında, köy meydanında oynanır. Seyirciler çepeçevre oyuncuları çevreler. Oyuncu – seyirci ayrılığı hem vardır hem yoktur. Oyuncuları oyuna seyirciler hep beraber hazırlar. Bir tas, bir şapka, bir baston, bir deve, bir sopa, bir tüfek olabilir. Sırası gelen oyuncu seyirci içinden çıkarak oyuna katılır, oyundaki görevi bittikten sonra yeniden seyircilerin arasına karışır. Köy seyirlik oyunlarında da orta oyununda ve meddahta olduğu gibi doğaçlamaya büyük önem verilir. Göstermeye Bağlı Edebi Metinler Tiyatro - Türk Tiyatrosu, Köy Seyirlik Oyunları, Meddah, Orta Oyunu, Karagöz, Hacivat, GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU TÜRLERİ, ÖZELLİKLERİ, DRAM, KOMEDİ, TRAJEDİ, Modern Türk Tiyatrosu, Geleneksel Türk Tiyatrosu, Tiyatronun ögeleri, Göstermeye Bağlı Edebi Metinler, Türk Tiyatrosu Göstermeye bağlı edebî eserler tiyatrolardır. Olmuş ya da olması düşünülmüş birtakım olayların sahne üzerinde, gerçeğe uygun bir şekilde oyuncular tarafından gösterilmesine tiyatro denir. Tiyatro türü, Yunanlıların MÖ 6. yüzyıldaki dinsel törenlerinden Bereket tanrısı Dionysos adına düzenlenen şenliklerden doğmuştur. Tiyatronun ögeleri Tiyatronun ; seyirci, oyuncu, sahne, eser, dil ifade gibi öğeleri vardır. Tiyatro eserlerinde oyunun temeli konuşmaya diyaloğa dayanır. Bu bakımdan tiyatroda konuşma üslubu ağır basmaktadır. Tiyatro eserinin diğer temel özelliği okunmak için değil, oynanmak için yazılmış olmasıdır. Tiyatro türünü iki grupta ele alabiliriz 1- Geleneksel Türk Tiyatrosu Çağlar boyunca sürüp geldiği ve doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için geleneksel Türk tiyatrosu adı verilen tiyatro türleri ; Karagöz, orta oyunu, meddahlık ve köy seyirlik oyunlarıdır. 2. Modern Türk Tiyatrosu Türk edebiyatında ilk tiyatro eseri örneği Tanzimat Döneminde Batı etkisiyle verilmiştir. İlk tiyatro eseri, Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı oyunudur. Modern tiyatro eserler konularına göre üçe ayrılır Trajedi Komedi Dram TRAJEDİ İlk tiyatro türünün adıdır. Klasik dönem trajedisinin özellikleri şunlardır Manzum olarak yazılır. Konularını mitoloji ve tarihten alır. Oyun kahramanları soylu kişilerden seçilir. Trajediler erdem ve ahlâk temeli üzerine kurulur. Vurma, yaralama, öldürme olayları sahnede gösterilmez; konuşmalarla duyurulur. Sade, açık, anlaşılır bir dil kullanılır. Halk diline yer verilmez. Üç birlik kuralı Konunun bir günle, bir mekânla ve tek bir olayla sınırlandırılması uygulanır. KOMEDİ İnsanların ve olayların gülünç yanlarını göstermek için yazılan tiyatro türüdür. Klasik komedyanın özellikleri şunlardır Kişilerde ya da toplumda görülen aksaklıklar, gülünç taraflar sergilenerek seyirciyi hem güldürmeyi hem de düşündürmeyi amaçlar. Kişiler toplumun her kesiminden olabilir. Her türlü olay sahnede canlandırılır. Konuşma dili kullanılır. Nazım ve nesir olabilir. Üç birlik kuralına uyulur. Yalnız güldürme amacı güden komedilere vodvil entrika komedisi, abartılı hareketlerle sivri esprilerle güldürmeyi amaçlayan komedilere fars kaba güldürü, gerçekte güldürücü olmayan bir olayı gülünçleştirerek işleyen komedilere parodi, yergiye dayanan komedilere satir, bir kişinin karakterini ortaya koymak için yazılan komedilere karakter komedisi denir. DRAM Dramlarda, trajedilerde işlenen acıklı olaylarla komedi oyunlarında işlenen güldürü unsurları bir arada işlenir. Bu türün özellikleri şunlardır Hem acıklı hem de güldürücü olaylar, hayatta olduğu gibi bir arada bulunur. Olaylar tarihten ve günlük olaylardan alınır. Kişiler toplumun her kesiminden olabilir. Üç birlik kuralına uyulmaz. Nazım ya da nesir şeklinde olabilir. Kahramanlar ait oldukları çevrenin diliyle konuşurlar. Perde sayısı sınırlı değildir. Başlıca dram çeşitleri şunlardır Melodram Heyecan verici, acıklı ve duygusal olaylara dayanan müzikli drama melodram denir. Feeri Masalımsı oyunlara feeri denir. GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU TÜRLERİ, ÖZELLİKLERİ Çağlar boyunca sürüp geldiği ve doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için geleneksel Türk tiyatrosu adı verilen tiyatro türleri şunlardır Karagöz Bir beyaz perdenin arkasına konulan bir ışıkla ve bu ışığın önünden geçirilerek perdeye yansıtılan şekillerle oynanan bir perde oyunudur. Oyunun kahramanlarından Karagöz, saf ve temiz ruhlu, olayların gülünç taraflarını büyük ustalıkla yakalayan, zeki, okumamış fakat irfan sahibi Türk halkını temsil etmektedir. Hacivat ise medrese tahsili görmüş, sofu, görgülü, yabancı kelimelere sıkça yer veren bir tiptir. Karagöz oyunu, seyircileri güldürmeyi fakat güldürürken düşündürmeyi amaçlar. Dört bölümden oluşur 1- Giriş Mukaddime Hacivat'ın müzik eşliğinde perdeye geldiği kısımdır. Bu bölüm, Hacivat ile Karagöz'ün kavga etmesine kadar sürer. 2- Muhavere Söyleşme Oyunun ana tipleri olan Karagöz ve Hacivat arasında geçer. Bu bölüm yanlış anlaşılmalarla gelişir. Olmayacak bir olay gerçekmiş gibi anlatılır, sonra bunun bir rüya olduğu anlaşılır. 3- Fasıl Asıl oyunun bulunduğu bölümdür. Bu bölüme Zenne, Tuzsuz Delibekir, Efe, gibi tipler de katılırlar. 4- Bitiş Oyundan çıkartılacak dersin söylenip, kusurlar için özür dilendiği bölümdür. Orta Oyunu Dört bir yanı seyircilerle çevrilmiş bir meydanda, herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan oynanan oyundur. XIX yüzyılda Karagöz ve meddah oyunlarının gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Oyunun kahramanlarından Pişekar, Karagöz oyunundaki Hacivat'ın; Kavuklu da Karagöz'ün karşılığıdır. Ortaoyunu dört bölümden oluşur 1-Giriş Pişekârın müzik eşliğinde oyunu takdim ettiği bölümdür. 2-Tekerleme Pişekârla Kavuklu arasında geçen ve Kavuklu'nun gerçekleşmesi mümkün olmayan hayalî bir olayı genellikle rüyayı olmuş gibi anlattığı kısa konuşmadır. 3-Fasıl Asıl oyunun ortaya konulduğu bölümdür. Bu bölümde Pişekâr ve Kavuklu'nun yanısıra zenne, Kayserili, Külhanbeyi, Cüce ve Kambur, Laz, Arnavut, Çelebi, Rumelili gibi oyunun diğer kahramanları da yer alır. 4-Bitiş Pişekâr ile Kavuklu, kendi aralarında kısa bir konuşma yaptıktan sonra "Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola" diyerek bir sonraki oyunun adını ve yerini belirtirler ve oyun sona erer. Karagöz oyunundan tek farkı, Karagöz oyununun perdeye yansıtılan gölgeler tarafından, orta oyununun ise canlı kişiler tarafından sergilenmesidir. Gerek Karagöz oyunu, gerekse ortaoyununda konu ve olayın ana hatları bellidir. Fakat yazılı bir metin olmadığı için oyuncular kendi yetenekleri doğrultusunda doğaçlama olarak oyunu sergilerler. Meddah Bir tek kişinin bir olayı veya hikâyeyi seyirci önünde hareket ve taklitlerle canlandırması sanatına meddahlık denir. Bu sanatı sergileyene de meddah denir. Meddahlık hareketten çok ses taklidi, jest ve mimiklere dayanan bir sanattır. Meddah her türlü insan sesini, ağlama, gülme gibi her türlü duyguyu, hareketi, doğayla ilgili türlü durumları başarıyla taklit eder. Aksesuar olarak kullandığı mendil ve sopasıyla bir iskemleye oturarak söze, nükteye ve taklide dayanan hünerini sergiler. Köy Seyirlik Oyunları Yılın belli günlerinde, düğünlerde, bayramlarda, kutlama törenlerinde oynanan köy oyunları davardır. Bu oyunlarda da ana öge taklittir ve yazılı bir metin bulunmaz. Oyuncular da halktan insanlardır. Oyun belli bir olay seçilerek hiç hazırlık yapılmadan sergilenir. Amaç birlikte eğlenerek hoş vakit geçirmektir. Köy oyunlarının Karagöz ve orta oyunundan farklı yönü, oynadıkları yörelerin özelliklerini taşımalarıdır. Yöre insanının yaşayış biçimi, gelenekleri, mizah anlayışı oyunlara büyük ölçüde yansır. Modern tiyatro ile geleneksel Türk tiyatrosu arasındaki farklılıklar 1. Modern tiyatro, bir metne dayanılarak hazırlanır. Geleneksel Türk tiyatrosunda ise metin yoktur, tespit edilmiş bir olay vardır ve bu olay metinsiz ve hazırlıksız olarak sahnede canlandırılır. 2. Modern tiyatroda, sergilenmeden önce defalarca prova yapılır. Geleneksel Türk tiyatrosunda ise prova yapmadan sahnelenme söz konusudur. TDH-KOLAY ERİŞİMİ Türkçe Göktürkçe Edebiyat Türkçe Adlar Tarih Kökenbilgisi Lehçeler Yazım Kılavuzu Türk Dünyası PDF-DOC Sınav-Deneme Sözlüklerimiz DİL BİLGİSİ KOLAY ERİŞİMİ Dil Bilgisi Sıfatlar Belirteçler Anlam Bilgisi Kompozisyon İlgeçler Cümlede Anlam Nasıl yazılır? Bağlaçlar Paragrafta Anlam Noktalama İş. Ünlemler Sözcükte Anlam Sözcük Bilgisi Eylemler Ses Bilgisi Yapım Ekleri Eylemsiler Yapı Bilgisi Adıllar Dil -Anlatım Yazım Bilgisi Adlar Edebiyat Anltatım Bozuklukları Ana Bet Atasözleri TDH-Instagram TDH-Tvitır TDH-Feysbuk Tiyatro terimleri, AYT vb. sınavların vazgeçilmezlerinden olduğu için hepsini sizler için bir araya toplamayı düşündük ve toplu bir dosya hâlinde de indirmenizi sağlayacak bir ortam oluşturduk. İyi çalışmalar dileriz. ➤ Adaptasyon Yabancı dilde yazılmış bir eseri, yerli isimlerle yaşama uydurma yoluyla çevirme, uyarlama. ➤ Aktör Erkek tiyatro sanatçısıdır. ➤ Aktrist Kadın tiyatro sanatçısına denir. ➤ Antik Tiyatro Eski Yunan-Latin tiyatrosuna verilen isimdir. ➤ Bale Çeşitli dans ve ritmik hareketlerle anlatılan müzikli, sözsüz gösteri türüdür. ➤ Dekor Tiyatroda sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan eşyanın genel adıdır. ➤ Diyalog İki kişi arasındaki karşılıklı konuşmadır. Aynı zamanda konuşmaya dayanılarak yazılmış eserdir. ➤ Doğaçlama Oyuncunun, konuya bağlı fakat metne bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi konuşması ve davranması. ➤ Dramatize etmek Bir olayı, duygu ve düşünceyi canlandırarak anlatmaktır. Bir edebi eseri radyo, televizyon veya sahne oyunu haline getirmektir. ➤ Dublaj Tiyatroda yahut sinemada oyuncunun rolüne hazır olmasıdır. Yabancı dil ile yazılmış bir eserin yerli dile çevrilmesi, oynanmasına da denir. ➤ Dublör Tiyatro ve sinemada yedek rol oyuncusu. ➤ Entrik Unsur Olayların seyircide, okuyucuda merak uyandıracak biçimde birbirine karışmasıdır. ➤ Epizot Trajedinin öğelerini oluşturan diyalog bölümlerinden her birine denir. ➤ Fars Toplumsal aksaklıklara yer veren kaba ve ahlaklı halk komedisi. ➤ Fasıl Karagöz ve orta oyununda asıl olayın geçtiği bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılır. ➤ Feeri Doğaüstü olayları muhteşem olaylar arasında gösteren cinlerin, perilerin rol aldığı tiyatro eseri. ➤ Figüran Bir oyunun kalabalık sahnesini doldurmak için kullanılan konuşmayan ya da birkaç sözcük söyleyen şahıslar, kişiler. ➤ Fuaye Tiyatro salonlarında perde aralarında oyuncuların ve seyircilerin dinlenmesi için ayrılan yer. ➤ Jest Tiyatro sahnesinde sanatçıların el, kol vb. beden hareketlerine denir. ➤ Kabare Güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı bir biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro. ➤ Kafes Orta oyununda kadınların yer aldığı alandır. ➤ Kanto Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteridir. ➤ Kondüit Tiyatro oyunlarında, rol sırası gelenlere sahneye çıkmalarını hatırlatan kişi. ➤ Koro Eski Yunan tiyatrosunda veya günümüz sahne oyunlarında gerektiği zaman hayvanların, ağaçların ya da başka varlıkların yerine sembol olarak kullanılan kadınlı erkekli şarkıcı grubu. ➤ Kostüm Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. ➤ Kulis Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım, sahne arkası. ➤ Kurgu Bir eserin, dil, biçim ve içerik olarak farklı ya da aynı cinsten parçalarını bir araya getirme. ➤ Melodram Modern tiyatroda korkunç, acıklı, olağanüstü konular etrafında yazılan gerilimli sahneler içeren duygusal oyun. ➤ Mevki Orta oyununda, erkeklerin yer aldığı alandır. ➤ Mimik Bir duygu ve düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle anlatılması. ➤ Mizansen Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre düzenlenip yorumlanması. ➤ Monolog Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedyen türü. ➤ Muhavere Konuşma, tiyatro, hikâye, roman, fabl, röportaj vb. türlerde kahramanların konuşmaları. ➤ Opera Müzik eşliğinde söylenen şarkılı oyunlardır. ➤ Operet Eğlenceli konular üzerine yazılıp bestelenmiş tiyatro eseridir. ➤ Palanga Orta oyununda, oyunun oynandığı alandır. ➤ Pandomim Romalılarca ortaya atılan jest ve mimiklerle sergilenen sözsüz oyun. ➤ Perde Tiyatro eserinin bölümlerinin her biridir. ➤ Reji Oyunları sahneye koyma ve yönetme işine denir. ➤ Rejisör Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen sanatçı, yönetmen. ➤ Replik Sahne oyunlarında konuşanların birbirlerine söyledikleri sözlerin her birisi. ➤ Revü Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyundur. ➤ Rol Sahne sanatlarında oyuncuların gerçek kişileri sahnede canlandırması. ➤ Sahne 1. Eserin oynandığı yer. 2. Perdelerin içinde kişilerin oyuna girip çıkmalarıyla oluşan küçük bölümler. ➤ Senaryo Tiyatro eserlerinin sahnelerini ve akışını gösteren yazılı metin. ➤ Skeç Genellikle bir nükteyle son bulan, az kişili ve yalın şakacı bir içeriği barındıran kısa kısa oyunlardır. ➤ Suflör Tiyatroda, kuliste bulunarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı. ➤ Temaşa Tiyatro, oyun, temsil, piyes. ➤ Tirat Oyuncunun adeta bir hatip gibi yaptığı uzun, coşkulu, kesintisiz konuşma. ➤ Tuluat Yazılı metne dayanmayan, hazırlıksız olarak sahnede akla gelen sözlerle oynanan oyun. ➤ Vodvil Bir çeşit komedi, türkülü tiyatro. Karagöz Oyunu Karakterleri ➤ Karagöz Oyunun ana karakterlerindendir. Okumamış, sürekli yanlış anlamaya yönelen bir karakterdir. Dobra, patavatsız bir kişiliğe sahiptir. ➤ Hacivat Yarı aydın kimseleri temsil eder. Karakteri nerede durması, nerede konuşması gerektiği hakkında bilgi sahibidir. Karagöz üstünden para kazanır. ➤ Çelebi İstanbul ağzı ile konuşur. Oyunlara göre karakter kazanır. Kimi zaman bir mirasyedi kimi zaman da zengin bir beyefendidir. ➤ Zenne Karagöz oyunlarındaki kadın karakterlerdir. ➤ Beberuhi Yaşı büyük, aklı küçük bir tiptir. ➤ Tuzsuz Deli Bekir Olaylar karıştığında kaba kuvvet kullanan, sarhoş ve anne, baba, kız kardeşini doğramasıyla övünen bir tiptir. ➤ Matiz Oyundaki sarhoş karakterlerdir. Bekri Mustafa vs. ➤ Tiryaki Afyon yutup vakit öldürmekle uğraşan bir karakterdir. Orta Oyunu Karakterleri ➤ Pişekar Oyunu hem oynar hem de yönetir. Sırtında cüppe, başında serpuş, ayağında sarı renkte bir pabuç bulunur. Elindeki şakşakla sesler çıkarır. Oyuncuları yönlendirir. ➤ Kavuklu Sırtına kumaş cüppe, başına dilimli bir kavuk giyer. Kurnaz, neşeli bir halk tipidir. Bütün oyuncularla ilişkisi vardır. Cahil görünür ve her şeyi anlamazlıktan gelir. Geriye kalan karakterler, Karagöz ile aynıdır. PDF açılış hızı, internet hızınızla doğru orantılıdır. Tanımlar TDK'den alıntıdır. İçeriklerimiz, pdf anlatımlar dahil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nca korunmaktadır. Telif haklarının herhangi bir şekilde ihlali, başka yerlerde isimsiz yayımlanması, çeşitli kitap kaynaklarında izinsiz yer alması, içeriğin izinsiz kopyalanıp başka bir isimle tanıtılması vb. ile yapan kişi, kişiler veyahut kurumlar hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır. T ürkçe ve Edebiyat yönetimi. Olmuş ya da olması düşünülmüş birtakım olayların sahne üzerinde, gerçeğe uygun bir şekilde oyuncular tarafından gösterilmesine tiyatro denir. Tiyatro türü, Yunanlıların MÖ 6. yüzyıldaki dinsel törenlerinden Bereket tanrısı Dionysos adına düzenlenen şenliklerden doğmuştur. Tiyatronun ögeleri Tiyatronun seyirci, oyuncu, sahne, eser, dil ve ifade gibi öğeleri vardır. Tiyatro eserlerinde oyunun temeli konuşmaya dayanır. Bu bakımdan tiyatroda konuşma üslubu ağır basmaktadır. Tiyatro eserinin diğer temel özelliği okunmak için değil, oynanmak için yazılmış olmasıdır. Tiyatro türünü iki grupta ele alabiliriz 1- Geleneksel Türk Tiyatrosu Çağlar boyunca sürüp geldiği ve doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için geleneksel Türk tiyatrosu adı verilen tiyatro türleri Karagöz, orta oyunu, meddahlık ve köy seyirlik oyunlarıdır. 2. Modern Türk tiyatrosu Türk edebiyatında ilk tiyatro eseri örneği Tanzimat Döneminde Batı etkisiyle verilmiştir. İlk tiyatro eseri, Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı oyunudur. Modern tiyatro eserleri konularına göre üçe ayrılır TRAJEDİ İlk tiyatro türünün adıdır. Klasik dönem trajedisinin özellikleri şunlardır. * Manzum olarak yazılır. * Konularını mitoloji ve tarihten alır. * Oyun kahramanları soylu kişilerden seçilir. * Trajediler erdem ve ahlâk temeli üzerine kurulur. * Vurma, yaralama, öldürme olayları sahnede gösterilmez; konuşmalarla duyurulur. * Sade, açık, anlaşılır bir dil kullanılır. Halk diline yer verilmez. * Üç birlik kuralı Konunun bir günle, bir mekânla ve tek bir olayla sınırlandırılması uygulanır. KOMEDİ İnsanların ve olayların gülünç yanlarını göstermek için yazılan tiyatro türüdür. Klasik komedyanın özellikleri şunlardır. * Kişilerde ya da toplumda görülen aksaklıklar, gülünç taraflar sergilenerek seyirciyi hem güldürmeyi hem de düşündürmeyi amaçlar. * Kişiler toplumun her kesiminden olabilir. * Her türlü olay sahnede canlandırılır. * Konuşma dili kullanılır. * Nazım ve nesirolabilir. * Üç birlik kuralına uyulur. * Yalnız güldürme amacı güden komedilere vodvil entrika komedisi, abartılı hareketlerle sivri esprilerle güldürmeyi amaçlayan komedilere fars kaba güldürü, gerçekte güldürücü olmayan bir olayı gülünçleştirerek işleyen komedilere parodi, yergiye dayanan komedilere satir, bir kişinin karakterini ortaya koymak için yazılan komedilere karakter komedisi denir. DRAM Dramlarda, trajedilerde işlenen acıklı olaylarla komedi oyunlarında işlenen güldürü unsurları bir arada işlenir. Bu türün özellikleri şunlardır * Hem acıklı hem de güldürücü olaylar, hayatta olduğu gibi bir arada bulunur. * Olaylar tarihten ve günlük olaylardan alınır. * Kişiler toplumun her kesiminden olabilir. * Üç birlik kuralına uyulmaz. * Nazım ya da nesir şeklinde olabilir. * Kahramanlar ait oldukları çevrenin diliyle konuşurlar. * Perde sayısı sınırlı değildir. Başlıca dram çeşitleri şunlardır. Melodram Heyecan verici, acıklı ve duygusal olaylara dayanan müzikli drama melodram denir. Feeri Masalımsı oyunlara feeri denir. GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU Çağlar boyunca sürüp geldiği ve doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için geleneksel Türk tiyatrosu adı verilen tiyatro türleri şunlardır Karagöz Bir beyaz perdenin arkasına konulan bir ışıkla ve bu ışığın önünden geçirilerek perdeye yansıtılan şekillerle oynanan bir perde oyunudur. Oyunun kahramanlarından Karagöz, saf ve temiz ruhlu, olayların gülünç taraflarını büyük ustalıkla yakalayan, zeki, okumamış fakat irfan sahibi Türk halkını temsil etmektedir. Hacivat ise medrese tahsili görmüş, sofu, görgülü, yabancı kelimelere sıkça yer veren bir tiptir. Karagöz oyunu, seyircileri güldürmeyi fakat güldürürken düşündürmeyi amaçlar. Dört bölümden oluşur Giriş Mukaddime Hacivat'ın müzik eşliğinde perdeye geldiği kısımdır. Bu bölüm, Hacivat ile Karagöz'ün kavga etmesine kadar sürer. Muhavere Söyleşme Oyunun ana tipleri olan Karagöz ve Hacivat arasında geçer. Bu bölüm yanlış anlaşılmalarla gelişir. Olmayacak bir olay gerçekmiş gibi anlatılır, sonra bunun bir rüya olduğu anlaşılır. Fasıl Asıl oyunun bulunduğu bölümdür. Bu bölüme Zenne, Tuzsuz Delibekir, Efe, gibi tipler de katılırlar. Bitiş Oyundan çıkartılacak dersin söylenip, kusurlar için özür dilendiği bölümdür. Orta Oyunu Dört bir yanı seyircilerle çevrilmiş bir meydanda, herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan oynanan oyundur. XIX yüzyılda Karagöz ve meddah oyunlarının gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Oyunun kahramanlarından Pişekar, Karagöz oyunundaki Hacivat'ın; Kavuklu da Karagöz'ün karşılığıdır. Ortaoyunu dört bölümden oluşur Giriş Pişekârın müzik eşliğinde oyunu takdim ettiği bölümdür. Tekerleme Pişekârla Kavuklu arasında geçen ve Kavuklu'nun gerçekleşmesi mümkün olmayan hayalî bir olayı genellikle rüyayı olmuş gibi anlattığı kısa konuşmadır. Fasıl Asıl oyunun ortaya konulduğu bölümdür. Bu bölümde Pişekâr ve Kavuklu'nun yanısıra zenne, Kayserili, Külhanbeyi, Cüce ve Kambur, Laz, Arnavut, Çelebi, Rumelili gibi oyunun diğer kahramanları da yer alır. Bitiş Pişekâr ile Kavuklu, kendi aralarında kısa bir konuşma yaptıktan sonra "Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola" diyerek bir sonraki oyunun adını ve yerini belirtirler ve oyun sona erer. Karagöz oyunundan tek farkı, Karagöz oyununun perdeye yansıtılan gölgeler tarafından, orta oyununun ise canlı kişiler tarafından sergilenmesidir. Gerek Karagöz oyunu, gerekse ortaoyununda konu ve olayın ana hatları bellidir. Fakat yazılı bir metin olmadığı için oyuncular kendi yetenekleri doğrultusunda doğaçlama olarak oyunu sergilerler. Meddah Bir tek kişinin bir olayı veya hikâyeyi seyirci önünde hareket ve taklitlerle canlandırması sanatına meddahlık denir. Bu sanatı sergileyene de meddah denir. Meddahlık hareketten çok ses taklidi, jest ve mimiklere dayanan bir sanattır. Meddah her türlü insan sesini, ağlama, gülme gibi her türlü duyguyu, hareketi, doğayla ilgili türlü durumları başarıyla taklit eder. Aksesuar olarak kullandığı mendil ve sopasıyla bir iskemleye oturarak söze, nükteye ve taklide dayanan hünerini sergiler. Günümüzdeki stendapçılara modern meddah denilebilir mi? Tartışınız. Köy Seyirlik Oyunları Yılın belli günlerinde, düğünlerde, bayramlarda, kutlama törenlerinde oynanan köy oyunları davardır. Bu oyunlarda da ana öge taklittir ve yazılı bir metin bulunmaz. Oyuncular da halktan insanlardır. Oyun belli bir olay seçilerek hiç hazırlık yapılmadan sergilenir. Amaç birlikte eğlenerek hoş vakit geçirmektir. Köy oyunlarının Karagöz ve orta oyunundan farklı yönü, oynadıkları yörelerin özelliklerini taşımalarıdır. Yöre insanının yaşayış biçimi, gelenekleri, mizah anlayışı oyunlara büyük ölçüde yansır. Modern tiyatro ile geleneksel Türk tiyatrosu arasındaki farklılıklar 1. Modern tiyatro, bir metne dayanılarak hazırlanır. Geleneksel Türk tiyatrosunda ise metin yoktur, tespit edilmiş bir olay vardır ve bu olay metinsiz ve hazırlıksız olarak sahnede canlandırılır. 2. Modern tiyatroda, sergilenmeden önce defalarca prova yapılır. Geleneksel Türk tiyatrosunda ise prova yapmadan sahnelenme söz konusudur. GELENEKSEL TÜRK TİYATROSUNUN OLUŞUMU Türk toplumunda tiyatronun ne zaman başladığına dair kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak ozanların; “yuğ, sığır, şölen” adı verilen dinsel törenlerdeki gösterileri Türk tiyatrosunun temeli sayılmaktadır. Türk edebiyatında tiyatro ihtiyacı asırlarca orta oyunu, karagöz, meddah, köy seyirlik oyunu ve kukla” oyunlarıyla karşılanmıştır. Geleneksel Türk tiyatrosu, çağlar boyunca süregelen ve Türk kültürünün ürünü olan tiyatro türleridir. Şarkı, dans, söz oyunları ve taklit geleneksel Türk tiyatrosunun önemli ögeleridir. Doğaçlamaya dayanan bu tiyatronun temel ögesi güldürüdür. Oyun kişilikleri tip düzeyindedir, karakter boyutuna ulaşmaz. Bu tiyatro, kurumsal bir nitelik taşımaz. Bayram, düğün, sünnet gibi özel günlerde sergilenir. Türk kültüründeki temaşa sanatını “Geleneksel Türk Tiyatrosu” olarak adlandırmaktayız. GELENEKSEL TÜRK TİYATROSUNUN ÖZELLİKLERİ Kökeni eski inanç ve geleneklere dayanır. Modern tiyatronun dışında kalan ve göstermelik türlere verilen addır. Şarkı, dans ve söz oyunlarına dayanan geleneksel tiyatro yazılı bir metne Doğaçlama oynanır. Oyunlarda güldürü ögesi ön plandadır. Bunun yanında ders verme ve eğitme amacı da vardır. Güldürü ögesi genellikle ağız ve şive taklitlerine dayanır. Genellikle sahnesiz tiyatrolardır. Halk arasında orta yerde ve kahvehane gibi yerlerde oynanır. Bu oyunlar sonraki kuşaklara usta-çırak ilişkisi geleneğiyle aktarılır. Genellikle oyunun başında ve sonunda klasikleşmiş ifadeler Yıktın perdeyi eyledin viran, varayım sahibine haber vereyim heman gibi Oyunlardaki kişiler tip düzeyindedir. KARAGÖZ OYUNU TARİHİ GELİŞİMİ Oyunun kaynağı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Çin’den ve Hindistan’dan doğduğu görüşlerinin yanında Sultan Orhan zamanında Bursa’da bir cami yapımında Karagöz demirci Hacivat da duvarcı olarak çalışıyormuş. İkisi arasında sürüp giden nükteli konuşmaları dinlemek isteyen işçiler, işlerini bırakıp onların çevresinde toplanır, bu yüzden de inşaat ilerlemezmiş. Bunu öğrenen padişah onları idam ettirmiş bu olaydan sonra padişah vicdan azabı çekmeye başlayınca Şeyh Küşteri adlı kişi padişahın acının hafifletmek için bir perde kurdurmuş. Perde arkasından onların deriden yapılmış tasvirlerini oynatıp onların şakalarını tekrarlayarak padişahı avutmuş. Bir süre sonara bu oyun çok sevilip bir gelenek haline dönüşmüş. KARAGÖZ OYUNUNUN ÖZELLİKLERİ Deriden yapılmış kahramanların renkli figürlerinin ardından aydınlatılmış bir perdeye yansıtılması esasına dayanan oyundur. Bu oyuna Gölge Oyunu da denilmektedir. Perde arkasından oyuncuları oynatıp, seslendirme yapan kişiye hayalî, hayalbaz ya da karagözcü Oyunda tef çalan, taklitlerin şarkılarını söyleyen tasvirleri hayalîye veren yardımcıya yardak Karagöz oyununda oyunu Hacivat açar ve bir semai söyleyerek perdeye çıkar. Karagöz oyunu doğaçlama oynanır yazılı bir metni yoktur. Oyunun güzelliği hayalî adlı kişinin ustalığı ve yeteneğine bağlıdır. Oyunun temel kişileri Hacivat ile Karagöz olmakla birlikte bunun yanında oyunda Laz, Tuzsuz Deli Bekir, Beberuhi, Zenne gibi yardımcı tipler Karagöz oyunu saray çevresinde, ramazan gecelerinde, sünnet ve bayram törenleri gibi eğlencelerde oynanan günümüze her kesime hitap etmiş bir türdür. Oyunun ilerleyişi Karagöz’ün yanlış anlamalarına, cinasa şive taklitlerine ve nükteye dayanır. Oyun giriş mukaddime, muhavere karşılıklı konuşma, fasıl oyun, bitiş olmak üzere dört bölümden oluşur. KARAGÖZ OYUNUNDA YER ALAN TİPLER VE ÖZELLİKLERİ Karagöz Karagöz öğrenim görmemiş, zeki halk tipini temsil eder. Mesleği demirciliktir. Neşeli, şakacı, açık sözlü hazırcevap bir yapıya sahiptir. Hislerini belli etmekten çekinmeyen saf olduğundan başka görünmeye çalışmayan bir halk adamıdır. Öğrenim görmüş kimselerin gösterişli dilini anlamaz, anlayabildiklerini de anlamamış görünür. Özü sözü birdir. Sürekli geçim sıkıntısı çeker. Cesur ve ağzı bozuktur. Karısıyla başı derttedir ve sürekli onunla kavga eder. Hacivat Karagöz’ün tam tersi bir tiptir. Medrese eğitimi görmüş sofu Osmanlı kibarlığına sahiptir, çelebi konuşması ve görgüsüyle bir kent adamıdır. Herkesin huyuna göre konuşmayı bilir ama içten pazarlıklıdır. Kavgaları yatıştırır, dargınların arasını bulur. Ölçülü ve ağırbaşlıdır. Öğrenim gördüğü için medrese diliyle konuşur bu yüzden karagöz sıkı sık onu yanlış anlar. Her zaman Hacivat kişisel çıkarını ön planda tutar. Nabza göre şerbet verir. Her durumda çalışmadan kazanç elde etmeyi başarır. YARDIMCI TİPLER ÇELEBİ Genç, zengin ve mirasyedi bir tiptir. İstanbul ağzıyla konuşur. Nazik ve çıtkırıldım biridir. ZENNE Karagöz oyunundaki bütün kadınların genel adıdır. TİRYAKİ Konuşmaların en önemli kısımlarında uyuklamaya başlayan bir tiptir. TUZSUZ DELİ BEKİR Bir elinde kama bir elinde şarapla sahneye gelen sarhoş bir kabadayıdır. Sahneye geldiğinde attığı nara ile herkesi korkutur. Olaylar karmaşık bir hale geldiğinde sahneye gelir ve sorunu çözerek oyunu sona erdirir. BEBERUHİ Altıkulaç lakabıyla bilinir. Cüce yaygaracı bir tiptir. Ağzı bozuk yılışık, dengesiz aptal birisidir. Zennelerin kendisi için ölüp bittiğini belirtir. Karagöz onun boyuyla sürekli dalga geçer. MATİZ Çingene dilinde sarhoş demektir. Sürekli sarhoş gezen belalı bir tiptir. HİMMET Sırtında baltası olan kaba saba bir tiptir. ACEM Halıcılıkla uğraşan zengin İranlı bir tiptir. NOT Bu tiplerin yanında Anadolu ve Rumeli’den, Müslüman olan/olmayan azınlıktan veya taşralı Türk tiplerine de yer verilir. Zeybek, Efe, Acem, Kürt, Yahudi, Rumelili, Ermeni, Arnavut, Frenk, Rum, Zenci, Laz, Kastamonulu, Kayserili, Bolulu gibi tipler de bulunur. KARAGÖZ OYUNUNUN BÖLÜMLERİ 1-GİRİŞ MUKADDİME Oyunun başlangıç bölümüdür. Hacivat bu bölümde bir semai okuyarak perdeye girer. ’’Of, hay, Hak’’ diyerek perde gazeline başlar. ’’Yar bana bir eğlence’’ derken Karagöz sahneye gelir ve kavga başlar., KARŞILIKLI KONUŞMA Asıl oyundan bağımsız olan bir bölümdür. Bu bölümde Hacivat ile Karagöz’ün atışmaları ve konuşmaları vardır. Hacivat’ın sözlerini yanlış anlayan Karagöz’ün ona verdiği komik cevaplar yer alır. OYUN Asıl oyunun oynandığı bölümdür. Bu bölümde oyuna diğer yardımcı tipler de katılır. Kendi yöresel ağzıyla konuşurlar. Bu bölümde olay düğümlenir. Bu düğümü Tuzsuz Deli Bekir, Efe gibi kabadayı gibi tiplerden biri gelerek bu düğümü çözer. Oyunun son bölümüdür. Hacivat ile Karagöz’ün aralarındaki atışma kavga ile son bulur. Hacivat Yıktın perdeyi eyledin viran. Varayım sahibine haber edeyim heman sözleriyle perdeden ayrılır. Karagöz Her ne kadar sürç-i lisan ettik ise affola diyerek oyunu bitirir. ORTA OYUNU TARİHİ GELİŞİMİ Geleneksel Türk tiyatrosunun birçok bakımdan Karagöz’e benzeyen ama canlı oyuncularla oynayan bir türü de orta oyunudur. Seyircilerin çevrelediği boş, meydanlık bir alanda oynandığı için bu ismi almıştır. Bu oyuna ’kol oyunu, meydan, taklit oyunu ve zuhuri oyun’’ gibi adlar da verilmiştir. Bu oyunun nerede ve ne zaman ortaya çıktığı belli olmamakla birlikte orta oyunu kesin biçimini ve orta oyunu adını 19. yüzyılda almıştır. ORTA OYUNUNUN ÖZELLİKLERİ Dört yanı seyircilerle çevrili “palanga” adı verilen oval bir meydanda oynanır. Bir metne bağlı kalmadan doğaçlama tuluat, irticali oynanır. Konu ve tipler yönünden Karagöz oyunu ile benzerlik gösterir. Ustadan çırağa anlatılan konular tekrarlanır. Oyunun iki başkişisi Kavuklu ile Pişekar’dır. Kavuklu Karagöz’e benzerken Pişekar Hacivat’a benzer. Genellikle bir açık alan oyunudur. Orta oyununun başlıca dekoru, ” yeni dünya ” denen ve 2 evi simgeleyen kafesli bir paravan ile dükkânı simgeleyen bir iskemledir. Müzik, dans, şarkı, taklit ve nüktelere yer verilir. Müzik, özellikle oyuncuların sahneye girişinde kullanılır. Oyuncuların meydana getirdikleri topluluklara kol adı verilir. Oyunu oynayanlardan bazılarının asıl mesleği esnaflıktır, ek olarak oyuna çıkarlar; bazıları da geçimini bu işten sağlar. Her oyunun bir kolbaşısı vardır; bu Kavuklu ya da Pişekar rolüne çıkan kişidir. Orta oyunu gerçek oyuncuları barındırdığı için modern tiyatroya en yakın türdür. Kavuklu Hamdi ve Pişekar İsmail Efendi orta oyununun önemli ustalarıdır. Orta oyununda dekor olarak bir paravan yeni dünya bir de alçak paravan ya da bir hasır iskemle dükkân bulunur. Orta oyunu da Karagöz oyunu gibi dört bölümden oluşur. ORTA OYUNUDA TİPLER Orta oyununda oyunun asıl kişileri Kavuklu ile Pişekar’dır. KAVUKLU Cahil saf geçinen fakat kurnaz zeki ve neşeli bir halk kişisidir. Dobra ve patavatsızdır. Kaba biri olmasına rağmen samimidir. Oyunun asıl komiğidir. Dobra ve pa­tavatsızdır. Yalan beyanla işi olmaz. Gördüğü her şeyi ağzına geldiği gibi kendi meşrebince söyler. Lafını söylerken Alicengiz oyunlarına ihtiyaç duymaz. Kaba biri olduğundan diğer oyuncu tipleri ile arasında tartışma ve hatta dövüş bile olur. Kavuklu Karagöz oyunundaki Karagöz’ün karşılığıdır. PİŞEKAR Herkesin huyuna göre konuşmasını, yüze gülmesini bilen, içten pazarlıklı, arabulucu, usulünce kavgaları yatıştıran, dargınları buluşturan, ölçülü, ağırbaşlı, her kalıba girebilen, işine gelince dilini tutmasını bilen, esnek bir kişiliğe sahiptir. Kavuklu ile aralarındaki kavga çoğu zaman Pişekar’ın yalan dolanlarının ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Pişekar Karagöz oyunundaki Hacivat’ın karşılığıdır. YARDIMCI KİŞİLER Orta oyununda yardımcı tipler olarak Balama, Frenk, Acem, Kayserili, Külhanbeyi, Zenne, Çelebi, Tuzsuz Deli Bekir, Yahudi, Matiz, Rumelili, Kambur gibi tipleri görmek mümkündür. ORTA OYUNUN BÖLÜMLERİ Orta oyunu, dört bölümden oluşur. Bu bölümler giriş, tekerleme, fasıl ve bitiş şeklinde sıralanır. GİRİŞ ÖNDEYİŞ Bu bölümde, Pişekâr müzik eşliğinde ortaya çıkar Pastav ve oyuncuları selâmlar. Oynanacak oyunu takdim eder ve oyunu başlatır. MUHAVERE SÖYLEŞME Önce Pişekâr ile Kavuklu arasında kısa birer konuşma olur. Sonra Kavuklu Pişekar’ın sözlerini ters anlayarak bir güldürü oluşur. Buna arzbar denir. Arzbardan sonra tekerleme başlar. FASIL OYUN Asıl oyunun ortaya konduğu bölümdür. Bu bölümde Pişekâr ve Kavuklu dan başka Laz, Ermeni, Arnavut, Rum, Balama, Frenk, Fransız gibi tipler kendi şiveleriyle konuşturulur. Bunların konuşmaları ve kıyafetleri komedi unsuru oluşturur. BİTİŞ Pişekâr, Kavuklu ile kısa bir konuşma daha yapar. Sonra oyunun bittiğini ilan eder. Seyircilerden “Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola.” diyerek özür diler. Bir sonraki oyunun adını ve yerini bildirir. MEDDAH TARİHİ GELİŞİMİ Ne zaman ve nerede ortaya çıktığı konusunda kesin bilgiler yoktur. Türklerin Müslüman olmadan, henüz Anadolu’ya yerleşmeden önce de güçlü bir hikâye anlatma kültürüne sahip oldukları bilinen bir gerçektir. Meddahlığın da bu kültürden doğduğu ve zamanla İslami unsurlarla da beslenerek özellikle Osmanlı kahvehane kültürünün oluşmaya başlamasıyla şekillendiği söylenebilir. MEDDAHLIK SANATININ ÖZELLİKLERİ Meddah; metheden, öven, övücü anlamına gelir. Meddah, halkın rağbet ettiği mekanlarda, halkın malı olan hikayeleri, kendine özgü üslubuyla jest ve mimiklerden yararlanarak anlatan, anlattığı kişiyi canlandıran kişidir. Meddah, tek kişilik bir tiyatrodur, tiyatronun bütün kişilerini varlığında birleştiren bir aktördür. Meddahın anlatışını, günlük yaşamdaki olaylar, masallar, destanlar, halk hikâyeleri ve efsaneler oluşturur. Doğaçlamadır, yazılı bir metne bağlı değildir. Perdesi, sahnesi, dekoru, kostümü bir sanatkârda toplanmış bir temaşadır. Meddahlar, kahvehanelerde, konak ve saraylara kadar her kesimden topluluk önünde halk hikayelerini kendine özgü biçimde anlatırlar. Meddah oyununu canlandırırken bir mendil, bir baston, ve bir iskemleden yararlanır. Meddah bir sandalyeye oturarak dinleyicilerine hikâyeler anlatır. Saatlerce, günlerce ve haftalarca sürebilir. Ağız ve şive özelliklerine yer verir. Meddah oyunu dört bölümden oluşur. Usta- çırak geleneği ile devam eder. Günümüzdeki stand-uplara Güldürü ile birlikte daha çok ders vermeyi amaçlayan bir türdür. Gazanfer Özcan, İsmail Dümbüllü, Münir Özkul, Erol Günaydın, Ferhan Şensoy gibi isimler ünlü meddahlardandır. Cem Yılmaz, Ata Demirer, Yılmaz Erdoğan, Sunay Akın gibi isimler ise modern meddah sayılabilir. KÖY SEYİRLİK OYUNLARI Türk halkının binlerce yıldır düğünlerde bayramlarda, uzun kış gecelerinde ya da yılın belirli günlerinde halkın genellikle bolluk bereket sağlık ve yeni yılı karşılamak amacıyla oynadığı törensel içerikli oyunlardır. Zamanla köy hayatı içinde erimiş ve köy yaşamından unsurlarla beslenerek bugünkü biçimini almıştır. Köylü tiyatrosu, köy orta oyunu, köy temsilleri adıyla da bilinir. KÖY SEYİRLİK OYUNLARININ ÖZELLİKLERİ Düğünlerde, bayramlarda ya da yılın belirli günlerinde genellikle köylülerin oyun yapma, oyun çıkarma adı altında bereket, bolluk, sağlık ve yeni yılı karşılamak gibi amaçlarla oynadığı törensel nitelikli oyunlardır. Kaynağı tarih öncesi devirlere ait ayinlere ve yaşama süreci içindeki günlük hayat sahnelerine dayanır. Çeşitli inanışların kaynaklık ettiği bir kültürün bir sentezi oyunlardır. Özel bir sahnesi yoktur. Köy meydanı, köy kahvesi yerlerde sergilenir. Sözlü geleneğe bağlıdır. Anonim bir özellik taşır. Profesyonel bir oyuncu kadrosu yoktur. Her yaştan köylü oyunda yeteneğine göre oyunda yer alabilir. Doğaçlama gelişir. Günümüzde az da olsa Anadolu’nun bazı yerlerinde hala oynanmaktadır. Oyunlarda zaman zaman davul, zurna gibi çalgılardan yararlanılır. Köse oyunu, Arap oyunu, Kız Kaçırma, Koç Katımı, Saya Gezme, Çömçe Gelin oyunu bilinen en önemli köy seyirlik oyunlarıdır. ÖNEMLİ KÖY SEYİRLİK OYUNLARI CEMAL OYUNU Tohumun toprağa atıldığı ilk gün veya hasat sonunda köylüler tarafından oynanan oyundur. KOÇ KATIMI Hayvan yavrularının, kışın soğuğa ve açlığa dayanıksız oluşlarından dolayı yavrulama zamanlarının kontrol altına alınması oyunudur. Bir tür mevsimlik bayram niteliğindedir. DEVE YÜZÜ, KOYUN YÜZÜ OYUNU Hayvanın anne karnında tüylenmeye başladığı günlerde oynanan köy seyirlik oyunudur. ÇÖMÇE GELİN OYUNU Köylülerin yağmur yağması, köyün bereketlenmesi için oynadığı oyundur. ARAP OYUNU Daha çok düğünlerde oynanan bir tür köy seyirlik oyunudur. KUKLA OYUNU Karagözden daha eski olan kuklanın; Anadolu’ya Orta Asya’dan geldiği tahmin edilmektedir. KUKLA OYUNUNUN ÖZELLİKLERİ İçine ip geçirilen kuklaların hareket ettirilmesiyle oynanan bir oyundur. Anadolu’da korçak, kudurcuk, kavurçak gibi isimlerle yaşayan kukla köy seyirlik oyunlarının en eskisidir. Kukla oyunu doğaçlama oynanır. Oyunda karşılıklı konuşma ve taklitlere yer verilir. Kukla oyunları müzik eşliğinde de oynatılabilir. Kukla oyunu konularını halk hikayelerinden, efsanelerden, Karagöz oyunu gibi türlerden almıştır. İp kuklası, el kuklası, araba kuklası, iskemle kuklası gibi türleri vardır. Kukla oyunu eski önemini yitirmekle birlikte çocuk tiyatrosu ve çocuk eğlencelerinde hala yaşatılmaya çalışılan bir türdür. Geleneksel Türk kukla oyunlarında başlıca iki karakter Bunlar İbişile İhtiyar’dır. İBİŞ kurnaz, hazır cevap, gözü açık, dilbaz bir karakterdir. Oyunda gerçek adı “Sadık” olmasına rağmen İbiş adı ile çağrılır. Farklı oyunlarda Tombul, Fıstık, Durmuş gibi isimler alır. Oyunda söz ve hareketleri ile komediyi sağlar. İHTİYAR Zengin insanı temsil eder. Oyunlarda İbiş’in efendisi, patronu rolündedir. Bunların dışında sıradan insanı temsil eden Efe, Yahudi, Laz, Kötü, Cadaloz gibi belli yönleri ile ön plana çıkarılan tipler de vardır. GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU İLE MODERN TİYATRO ARASINDAKİ FARKLAR GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU MODERN TÜRK TİYATROSU Teknoloji kullanılmaz. Teknoloji kullanılır. Provasızdır. Ön hazırlık yoktur. Ön hazırlık çalışması vardır. Tamamen doğaçlamadır. Yazılı bir metin vardır. Amatördür. Profesyoneldir. Kadın oyuncu yoktur. Zenne vardır. Kadın oyunculara yer verilir. Günümüzdeki sahne, perde ve dekor yoktur. Sahne, perde ve dekor vardır. Kişiler genellikle tiptir. Çeşitli karakterler ve tipler olabilir. Şive, ağız taklitleri ve yanlış anlamalar önemli yer tutar. Konuya göre dil ve üslup kullanılır. Daha çok halk çevresinde ortaya çıkmıştır. Şehirli ve aydın çevresinde ortaya çıkmıştır. Güldürü ögesi ön plandadır. Her türlü dramatik ögeye yer verilir. Usta-çırak geleneği ile öğrenilir ve yaşatılır. Tiyatro okulları ve kursları bulunur. Karagöz, orta oyunu, meddah, kukla, köy seyirlik gibi türleri vardır. Trajedi, komedi, dram gibi türleri vardır. KARAGÖZ OYUNU, ORTA OYUNU VE MEDDAH KARŞILAŞTIRILMASI KARAGÖZ MEDDAH ORTA OYUNU Beyaz bir perdeye ışık yansıtılmasıyla düzenlenen bir sahnede sergilenir. Sahne olmaksızın bir topluluk karşısında anlatıma dayanır. Dekor kullanılmaz. “Palanga” adı verilen bir meydan da “yenidünya” denilen bezsiz bir paravan, ve “dükkan” denilen bir kafeste halkın önünde oynanır. Müzik kullanılır. Müziksiz gerçekleştirilir. Müzik kullanılır. Belli tipler vardır. Güldürü unsurları Hacivat ve Karagöz adlı iki tipin yanlış anlamasına dayandırılır. Meddahın anlattığı hikayedeki tipler, onun taklidiyle canlanır ve bu tipler değişebilir. Sürükleyici bir olay vardır. Belirli tipler vardır. Güldürü unsurları Kavuklu ve Pişekar adlı iki tipin yanlış anlamasına dayandırılır. Bir kişi hayali tarafından ses taklidi yapılarak sahnelenir. Tek kişi sahnede ağız taklidi yaparak oyunu sahneler. Gerçek kişiler tarafından sahnelenir. Mukaddime, muhavere, fasıl, bitiş adlı dört bölümden oluşur. Başlangıç, açıklama, senaryo ve bitiş olmak üzere dört bölümden oluşur. Mukaddime, muhavere, fasıl, bitiş adlı dört bölümden oluşur. Doğaçlamadır. Doğaçlamadır. Doğaçlamadır. Yazılı bir metne bağlı kalınmaz. Yazılı bir metne bağlı kalınmaz. Yazılı bir metne bağlı kalınmaz. Ses taklitlerine ve şivelere yer verilmiştir. Ses taklitlerine ve şivelere yer verilmiştir Ses taklitlerine ve şivelere yer verilmiştir. Geleneksel Türk tiyatrosu türlerindendir. Geleneksel Türk tiyatrosu türlerindendir. Geleneksel Türk tiyatrosu türlerindendir. Sözlü geleneğe bağlı olarak gelişmiştir. Sözlü geleneğe bağlı olarak gelişmiştir. Sözlü geleneğe bağlı olarak gelişmiştir. TÜRK EDEBİYATINDA TİYATRO Edebiyatımızda modern anlamda tiyatro Tanzimat Dönemi’nde başlar. Bu döneme kadar geleneksel Türk tiyatro ürünleri olan Karagöz oyunu, Orta Oyunu, Meddah, Köy Seyirlik Oyunları ve Kukla ile tiyatronun boşluğu geleneksel anlatılarla doldurulmuştur. Osmanlı’da tiyatro yerine temaşa ifadesi kullanılmıştır. Modern Türk tiyatrosu ürünleri Tanzimat Dönemi’nde verilmeye başlanmıştır. Şinasi’nin yazığı tek perdelik töre komedisi olan ’Şâir Evlenmesi’’ adlı oyun Batı tiyatrosu özellikleri taşıyan ilk oyunumuzdur. Eserde görücü usulü evliliğin yanlışlıkları anlatılmaktadır. Eser Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilmiştir. Eserin Konusu Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip Şair Müştak Bey, sevdiği Kumru Hanım’la, kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmiştir. Nikah sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım’ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey’in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Hikmet Bey’in mahalle imamına verdiği rüşvetle olay çözülür, yapılan hile sonuçsuz kalır. Sonunda muradına eren Müştak Bey Kumru Hanım’a kavuşur. Ancak Hikmet Efendi birbirleriyle görüşmeden evlenmeye kalkmanın sonucunun kötü olacağını söyler. Müştak Bey’in aklı başına gelir. Edebiyatımızda sahnelenen ilk tiyatro oyunu ise Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre adlı oyunudur. 1873 Eserin sahnelenmesinden sonra çıkan olaylardan dolayı yazar Kıbrıs’ın Magosa kentine sürgüne gönderilmiştir. Eserin Konusu Gönüllü olarak orduya katılan İslam Bey, uzaktan sevmekte olduğu Zekiye ile vedalaşır. Sonradan Zekiye’nin de kendisine büyük aşkla bağlı olduğunu öğrenir. Zekiye’nin aşkı öyle büyüktür ki ayrılığa dayanamaz ve erkek elbisesi giyerek gönüllüler takımına karışır, Silistre’ye kadar gider. Silistre’de çatışmalar şiddetlenir. Kuşatma altında kalan askerlerden İslam Bey yaralanır ve ona kendini Âdem olarak tanıtan sevdiği kız Zekiye bakar. Yaralı olan İslam Bey, bir süre sonra Abdullah Çavuş ve Zekiye ile birlikte düşman cephanesini ateşlemek üzere yola çıkarlar. Dönüşlerinde düşmanın kuşatmayı kaldırıp çekildiğini görürler. Kumandan Sıtkı Bey’in ise Zekiye’nin öz babası olduğunu öğrenirler. Eserin sonunda savaş kazanılmış ve İslam Bey’le Zekiye’nin düğünleri yapılmıştır. Tanzimat’ın birinci döneminde özellikleri Namık Kemal, sahnelenmek üzere yazdığı oyunlarla büyük dikkat çeker. Başta Namık Kemal olmak üzere Şemsettin Sami, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan gibi sanatçılar dram ve komedi türünde oyunlar yazmıştır. Oyunlarda gelenek görenek, aile vatan gibi konular işlenmiştir. Komedilerde klasisizm dramlarda ise romantizm akımı etkili olmuştur. KONU İLE İLGİLİ ÇIKMIŞ SORU ÖRNEKLERİ oyunuyla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? A Giriş, muhavere, fasıl ve bitiş olmak üzere dört bölümü vardır. B Tuzsuz Deli Bekir; zengin, mirasyedi, çıtkırıldım bir tiptir ve İstanbul ağzıyla konuşur. C Kastamonulu, Rumelili, Bolulu gibi İstanbul’a iş aramaya gelmiş veya meslek edinmiş, yerleşmiş taşralı Türk tipleri vardır. D Yardak, Karagözcünün isteği doğrultusunda, perde gazelleri, şarkılar, türküler okur, tef çalar. E Çelebi, Frenk ve Zenne önemli tipler arasında yer alır. I. Orta oyunu II. Meddah III. Trajedi IV. Destan hangileri geleneksel Türk anlatıları arasında yer alan türlerden değildir? A I. ve II. B I. ve III. C II. ve III. D ve V. E IV. ve V. 3. Aşağıdakilerin hangisi Karagöz oyununun özelliklerinden biri değildir? A Ciddi ve ağırbaşlı bir hava taşıma B Müzikten yararlanma C Usta-çırak geleneği içinde sürdürülme D Tiplerin aynı kişi tarafından seslendirilmesi E Değişik ağız ve ses taklitlerine dayanma 4 .Orta oyunuyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A Erkekler tarafından canlandırılan kadın tipine “Zenne” adı verilir. B Başoyuncu, okumuş, orta sınıf şehirliyi temsil eden “Kavuklu”dur. C Herhangi bir metne bağlı kalınmadan doğaçlama olarak oynanır. D “Fasıl” oyunun asıl konusunun işlendiği bölümdür. E “Balama” ve “Frenk” oyuncu tiplerindendir. Bu sayfayı Word Dosyası halinde indir EDEBİYAT ÖĞRETMENİ EMRAH UYSAL

bir metne bağlı kalmadan oynanan tiyatro türü