biri bize hakaret ederse ne yapmalıyız
Diyelimki biri sana teklif etti.. Karar veremiyorsun..Ne yapmalısın? İşte size tavsiyemiz!Sonuna kadar izleyin, pişman olmayacaksınız!Paylaşın, takip edin..
Işid gibi harici, tekfirci proje örgütünün Suriye halkının haklı isyanı ve zulme başkaldırısını murdar ettiğini, Küresel şeytan ABD’nin koalisyon güçleri adı altında ve Kürtlerin başına gelen en büyük musibetlerden biri olan PKK uzantısı örgütleri kullanarak katliamlar yaptığını, ülkemizin ulusal çıkarları adına yaptığı Fırat kalkanı ve Afrin
Ne incirligi kapakmak, ne Türki cumhuriyet kurmak, nede araplarla birlesmek bize bir sey getirmez. Araplarla ortaklik yapmak isteyenleri, fransa daki arap mahallesine getirip, onlarin TR üzerine
Biribize iyilik yaparsa karşılığında biz de ona iyilik yapmalıyız, biri bize doğum günü hediyesi alırsa biz de ona doğum gününde hediye almalıyız, bir çift bizi partilerine davet ederse biz de karşılığında onları kendi partimize davet etmeliyiz. Sf: 46
bluetruth. tümü. ekşi sözlük yönetiminin bize hakaret edenlere müsade etmesine yönelik bu protesto bitmeyecek. hak etmeyenlere onlara lazım olmayan bilgiler verilmeyecek. biz de biliriz havadan sudan konuşmayı. insanlara bilgi veriyorsun gelip sana küfür ediyor. o halde bu musluk kapatıldı. 8 entry. 0 takibinde. 1295 takipçi.
my heart will go on piano notes easy. +8hllbeyazgelincikyusuf tarik\'\-ŞEYM-\'...Gül Güzeli...rude83HazanAdmin12 postersBiri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız?Kibarca uyarıp, birdaha öyle yapmamasını söylerim 20% [ 2 ]Bende ona hakaret ederdim 10% [ 1 ]Korkardım, duymamazlığa vururdum 0% [ 0 ]Nedenini sorardım 50% [ 5 ]Tartaklardım 0% [ 0 ]Hiç birşey konuşmayıp direkt saldırırdım 0% [ 0 ]Küfür eder, terslerdim 0% [ 0 ]Güler geçerdim 20% [ 2 ]Telefonumla arkadaşlarıma haber verirdim 0% [ 0 ]Polise giderdim 0% [ 0 ]Toplam Oylar 10 YazarMesajAdminAdminMesaj Sayısı 1494Nerden Yaşamla Ölüm Arasından...Lakap Bir Garip Yolcu Kayıt tarihi 05/09/08Konu Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Salı Mayıs 12, 2009 447 am Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız?_________________ HazanTECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 354Kayıt tarihi 06/09/08Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Salı Mayıs 12, 2009 905 am Sebepsiz yere kimse hakaret etmez herhalde Nedenini sorardım. rude83TECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 613Nerden AnkaraKayıt tarihi 25/02/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Ptsi Haz. 08, 2009 327 pm Kibarca uyarıp, birdaha öyle yapmamasını söylerim. Anlamazsa Direk Dalarım ...Gül Güzeli...TECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 741Kayıt tarihi 07/03/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Ptsi Haz. 08, 2009 429 pm sebepsiz yere kendime hakaret ettirmem!lafını alır oturur,kırıcı bi sebebi varsa ,hak ediyorsm eğer susarım...hakkımı yedirmem kimseye,kimsenin hakkını da yemem! \'\-ŞEYM-\'Süper ModeratörMesaj Sayısı 1939Nerden DADAŞLAR DİYARINDANKayıt tarihi 05/12/08Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Salı Haz. 09, 2009 711 am o anki ruh halime bağlı...İNŞALAH sinirli olduğum zaman gelmez... _________________Sustum... Birikti yanaklarımda alfabe Sükutumu en güzel duam eyle ya İLAHİ... ...Gül Güzeli...TECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 741Kayıt tarihi 07/03/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Salı Haz. 09, 2009 1002 am evet şeymacım haklısın insanın o anki ruh haline bi zamana denk gelirse..... yusuf tarikModeratörMesaj Sayısı 437Kayıt tarihi 27/03/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Salı Haz. 09, 2009 1216 pm zor olanı yanı nefsımı yenmeyı sadece ALLAH RIZASI ıcın karsılık verecgımden kendımcenı degılde hakıkatte nasıl olması gerektıgı davranırdım..??_________________DUA ARZDAN ARŞA YÜKSELEN BİR NİDADIR.. beyazgelincikTECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 1287Doğum tarihi 09/10/86Nerden SıFıR MeRkEz Lakap _-''-_°_-''-__-''-_°_-''-_ozankolikKayıt tarihi 28/03/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Cuma Haz. 12, 2009 1027 pm neden böle yaptığını sorardım sebebi vardır mutlaka hakaret etmesinin sebep yoksa dalarım gerçi saldırmak benim gibi bi kıza yakışmaz ama sinirlenince yaparım. hllTECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 195Nerden sölemezsemLakap biri;Kayıt tarihi 05/03/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Ağus. 29, 2009 401 pm KÖTÜ SÖZ SAHİBİNİNDİR serhanAKTİF ÜYEMesaj Sayısı 71Doğum tarihi 01/02/92Nerden bafralı Lakap muri DKayıt tarihi 02/07/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Paz Eyl. 13, 2009 707 am durup dururken biri birine uyuyosa dayak istiyodur heralde *birgül*ModeratörMesaj Sayısı 448Doğum tarihi 24/05/94Nerden Yalan Dünya'nın herhangi bir yerindenLakap Kömür gözlü ; Kayıt tarihi 27/07/09 fatımatüzzehraTECRÜBELİ ÜYEMesaj Sayısı 530Nerden ewden Lakap cadı, piskopatKayıt tarihi 18/11/08Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Paz Eyl. 13, 2009 129 pm eğer şuan ki durumumdaysa döverim heraldeama iyi halime denk gelirse birşey demeden çeker giderim ama bir daha o kişinin suratına bile bakmam Bamb[AŞK]aAdminMesaj Sayısı 54Kayıt tarihi 29/09/09Konu Geri Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız? Çarş. Mart 10, 2010 155 pm Bende ona hakaret ederdim... Biri size sebepsiz yere hakaret ederse ona nasıl davranırsınız?
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Biri Sana Küfür Ederse Görmek Rüyada biri sana küfür ederse görmek büyük umutlarla girilmiş olan bir işte sıkıntılı günler yaşanacağına, çok uzun zamandan beri sonuç beklenen bir yerden en kısa zamanda hayırlı ve olumlu haber alınacağına, soğuk davranan bir kişi ile aranın düzeltileceğine, ancak rüyayı gören kişinin bu dedikoduyu ortadan kaldıracağına, aile hayatı ile ilgili çok büyük ve güzel gelişmelerin yaşanacağına ve rüya sahibinin evlilik yolunda ilerleyeceğine, zora girmiş bir işin düze çıkacağına, ikisinin de hayatlarını baştan sona değiştireceğine, tabir olur. Ayrıca rüyada biri sana küfür ederse görmek zor işlerin altından kalkacağına ve çok uzun bir zamandan beri istediği mevkilere yakın bir zaman içinde geleceğine, masumluğunu ispat edeceğine, çok zor zamanlar geçirileceğine, yardım ettiği kişilerden ihanet göreceğine, hayali kurulan her şeye yakın bir zaman içinde sahip olunacağına, yapılacak olan bir çalışmanın büyük ses getireceğine, yorumlanır. ortaya koyacağı çalışmalar sayesinde büyük başarılar kazanacağına tabir edilir. en küçük sorunda parlayacağına delalet eder. üzüntüsünü ve acısını kalbine gömeceğine alamet eder. gördüğü rüyadan etkilenip yeni kararlar alacağına yorulur. Dini olarak rüyada biri sana küfür ederse görmek tabiri Dini olarak rüyada biri sana küfür ederse görmek geçim sıkıntısı içine düşeceğine, kulağa gelen bu sözler nedeniyle kısa süreli üzüntü çekileceğine, atılan adımların maddi ve manevi olarak çok zarar vereceğine, kişinin içinde bulunduğu sıkıntıdan kendisini kurtaracak hayırlı gelişmelerin yaşanacağına, daha aydınlık, sağlığının yakın zaman içinde bağışıklığının düşmesi sonucu bozulacağına ve yakınındaki bir kişiden ihanet göreceğine, bu kazançlar sayesinde çok büyük mal ve mülk sahibi olacağına, çevresindekileri kıracak hatta kaybedecek kadar büyük laflar edeceğine, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada biri sana küfür ederse görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada biri sana küfür ederse görmek sıkıntıların ve sorunların kısa sürede çözüleceğine, hane içinde büyük sorunların ve anlaşmazlıkların çıkmayacağına, büyük bir sıkıntı ile karşılaşılacağına, allah’tan korkması gerektiğini unutmayacağına, arabuluculuk yapılacağına ve dört duvar arasında kalması istenen bir olayla ilgili ağzı pek sıkı olmayan bir kişinin kulağının çekileceğine, sıkıntıların ve sorunların üst üste geleceğine, şans oyunlarından birini kazanacağına ve bu sayede cebine az da olsa bir miktar para gireceğine, KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.TEKVÎR - 29 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
Bağımsız bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre jinekologların en güvendiği marka olan Predictor'un, gebelik şüphesi durumunda beklenen adet tarihinden 6 gün öncesinde bile sonuç veren Predictor Early ve adetin geciktiği günde sadece 1 dakikada sonuç veren Predictor Express testleri %99'un üzerinde doğruluk …Jul 8, 2020Hangi gebelik testi kesin sonuç verir?Gebeliği anlamanın en kesin yolu, bir laboratuvarda ve zamanında yapılan adet gecikmesinin hemen ardından kan testidir. Ancak idrar testleri de zamanında ve doğru şekilde yapılırsa kesin sonuç gebelik testi kaç TL?Gebelik Testi Sıkça Sorulan Sorular indirimle Predictor Express Hızlı Sonuç Gebelik Testi 12 TL'ye, indirimle İnnovita 10 Adet Ovulasyon + 2 Adet Gebelik Testi 65 TL'ye, ” indirimle Ovula Ultra Erken Kalem Gebelik Testi 11 TL'ye, I indirimle Artımed Erken Gebelik Testi 7,50 TL'ye sahip gebelik testi nasıl yapılır?Al Bi Gebelik Testi Nasıl Yapılır Testin ilgili bölümüne bir veya iki damla idrarınızı damlatınız. Bir kaç dakika içerisinde renk değişimini takip ediniz. Tek çizgi gebeliğin olumsuz, çift çizgin ise gebeliğin olduğuna işaret edebilir. Silik bir test ile karşı karşıya iseniz daha sonra tekrar testi marka fark eder mi?Gebe olup olmadığınızı öğrenmenin bir diğer yolu da evde yapılan testlerdir. Bu testlerin çoğu adetin gecikmesinden 1 gün sonrasından itibaren ile arasında doğru sonuç verdiğini iddia eder. Ancak yine de farklı hamilelik testi markaları, farklı gecikme sürelerinde, farklı doğruluk oranı alınan gebelik testleri doğru sonuç verir mi?Adet gününüzün öncesinde yapılan testlerde yanılma oranı oldukça fazladır ve bundan dolayı yanlış bir sonuç çıkabilir. Adet gününüzden beş ya da yedi gün geçtikten sonra hamilelik testi yaptırmanız daha doğru bir sonuç almanıza yardımcı olur. Fakat yine de gebelik testlerinin yanılma payı 4 gün kala kanda gebelik çıkar mı?Kan testinde adetin gecikmesine gerek yoktur. Adetinize 4–5 gün kala hamilelik anlaşılabilir. … Kandaki gebelik testleri en erken 10 gün sonra sonuç verir. En ideali, adet dönemi gelmeden 2-3 gün önce yapılan kanda yapılacak test olabilir ya da adet geciktikten 1-2 gün sonra test gebelik testi ne kadar 2021?BabyStart erken dönem testi ortalama 15 TL. Ovula ultra erken hamilelik testi fiyat ortalama 17 TL. Predictor Early gebelik testi ortalama 20 TL.
Aydi Şeker / Mynet Haber Günlük hayatımızda maalesef her gün türlü hakaretlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bu hakaretler en yakınlarımızdan da gelebiliyor, daha önce hiç tanımadığımız insanlardan da. Peki, insanlar neden hakaret eder? Neden çok yakın olduğumuz, bizi tanıyan biri bizi küçük düşürmeye çalışır, kötü hissetmemize sebep olmak ister? Bizi hiç tanımayan biri nasıl olur da hakaret etme gücünü kendinde bulabilir? Hakaret çeşitleri Hakaret çeşitlerini incelerken bunu iki kategoriye ayırarak yapacağız hakaret eden kişi bizi hangi yolla ve hangi özelliklerimizi aşağılamaya çalışır? Hakaret eden kişilerin başvurduğu belirli üç yol vardır - Direkt sözlü hakaret “Çok aptalsın.” “Çok şişkosun.” “Kıyafetin çok çirkin.” - _İndirekt sözlü hakaret _ İronik yorumlar, şakayla karışık hakaret “Ay canım nereden alışveriş yapıyorsun sen? Çok aradın bu kıyafeti galiba! Hahaha”, iltifat süsü verilmiş hakaret “Kilo versen yüzün çok güzel aslında canım yaa”. - _Fiziksel hakaret _ İtmek, vurmak, tükürmek vs. Yukarıdaki örneklerde zeka, fiziksel görünüş ve kişisel zevklere edilen hakaretlerden örnekler verdik. Fakat insanlar birbirlerini aşağılamak için çok daha fazla özellik bulabiliyor. Norveçli bilim insanları Mons Bendixen ve Ute Gabriel 500 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirdikleri bir araştırmada insanların birbirine ettikleri kişisel hakaretleri 7 ana kategoriye ayırdı Cinsel aktiflik - “kezban,” “kaşar” Nesneleştirme - bir kişinin cinsel organlarıyla ilgili atıfta bulunmak Homoseksüellik - “ibne,” “lezbo” Etik dışılılık - “p*zevenk,” “or*spu,” “p*ç” Aptallık - “salak,” “ezik” Korkaklık - “korkak tavuk,” “ana kuzusu” Çirkinlik - “domuz surat,” “kepçe,” “koca burun” Bu araştırmanın amacı kadın ve erkeklerin hakaretlere ne derecede hassas olduklarını ve hangi hakaretleri daha kişisel aldıklarını ortaya koymaktı. Çıkan sonuca göre cinsel aktiflik ve nesneleştirme hakaretleri deneye katılan kadınları, homoseksüellik hakaretleri de erkekleri en çok rahatsız eden kategoriler oldu. Araştırmanın ilginç bir sonucu ise kadınlar tarafından yapılan hakaretlerin iki cinsiyeti de daha çok rahatsız etmesi oldu. İnsanlar neden birbirine hakaret eder? Aslında bu sorunun çok basit bir cevabı var İnsanlar kendilerinde fark ettikleri eksiklikler yüzünden karşısındakini aşağılamaya, küçük düşürmeye çalışır. Böylelikle, kendilerini daha üstün hissedebilirler. Sürekli karşısındaki insanları küçük gören ve onların eksiklerini bulmaya çalışan insanlar çoğunlukla narsistik kişilik bozukluğundan muzdarip insanlardır. Yaptığımız araştırmalardan etkili bir örnekle bunu açalım Kişisel gelişim konuları hakkında yazılar paylaştığı blogunda yazar Niall Doherty “Alınmamayı Öğrenmek Hakaretlerle Nasıl Başa Çıkılır?” adlı yazısında başından geçen bir olayı anlatmış. “İngiltere’de içki içmediğim için benimle düpedüz dalga geçen bir kızla tanıştım, ve onun alkolle olan ilişkisini gördükten sonra nedenini çok iyi anladım. Yaptığı sağlıklı değildi ve o bunu biliyordu. Benim içki içmemem onun alkol alışkanlıklarını kötülüyor gibiydi ve bu onun benden nefret etmesine yol açtı. Kendini bu konuda iyi hissetmesinin en kolay ve hızlı yolu içki içmediğim için benim ucube olduğumu söyleyerek aşağılamaktı.” Bu örnekten de anlaşılabileceği gibi kötü olmayan huylarımızla bile dalga geçme kapasitesine sahip bir çok narsist/kompleksli insan var çevremizde. Bizi ne kadar iyi tanıyıp tanımadıkları ise hiç önemli değil; kendilerini daha iyi hissetmek için karşısındakini aşağılamaya ve onunla dalga geçmeye dünden hazırlar. Hakaretlerle nasıl başa çıkılır? Maalesef bu soruların basit bir cevabı yok. Daha doğrusu; cevap basit, ama uygulaması zor diyelim Hakaretlerden etkilenmemek tamamen sizin elinizde. Tiny Buddha sitesinden Andrea Still bu konuyu ele aldığı yazısında hakaret içeren sözlerden neden etkilendiğimizi ve beynimizde onları nasıl etkisiz hale getirebileceğimizi açıklamış “Sizinle aynı dili konuşmayan biriyle sohbet ettiğinizi düşünün. Karşı tarafın söylediği hiç birşeyi anlamıyorsunuz. Ona bakıp ağzından çıkan seslerden bir anlam çıkarmaya çalışıyorsunuz. Sizinle flört mü ediyor yoksa size hakaret mi ediyor, ayırt edemezsiniz. Peki neden bu sesler ne anlama geldiklerini bildiğimiz zaman bizi incitme potansiyeline sahipler? Belli bir noktada kelimelere anlam yüklemeyi öğrendik ama aslında onlar sadece ağzımızdan çıkan sesler. Bunlara yüklediğiniz anlamların ne olduğu sizin elinizde.” Yani, biri sizi aşağılamaya çalıştığında, bu sözlerden etkilenip etkilenmemek kişisel bir seçimdir. Az önce de belirttiğimiz gibi; bunu söylemesi yapmasından daha kolay çünkü ister istemez hayatımız boyunca belirli kelimelere belirli anlamlar yükleyerek yaşıyoruz. Özellikle şahsımızda eksiklikliğini hissettiğimiz birşey yüzümüze vurulduğunda bundan etkilenmemek çok zor. Ama karşınızdaki kişinin bunu neden söylediğini anlamaya çalışırsanız, aslında sorunun sizde değil edilmemesi gereken lafları eden kişide olduğunu görebilirsiniz. Bunların dışında, hakaretle başa çıkma konusunu ele alan yazarların ortak bir tavsiyesi de hakaretleri kişisel gelişiminiz için kullanmak. Aslında bu tavsiye yukarıda bahsettiklerimizi tamamlar nitekilte. Eğer biri sizin kilonuzla dalga geçiyorsa ve siz çok alınıyorsanız, bu vücudunuzla çok da barışık olmadığınızın bir göstergesidir. Veya saçlarınız dökülüyor ve insanlar size “keltoş” dediğinde kendinizi çok kötü hissediyorsanız elinizde olmayan bu genetik olayı pek de kabullenememişsiniz demektir. Bu tip hakaretlerden etkilenmemek için yapmanız gereken şey ya kendinizle barışık olmak ya da sizi gerçekten rahatsız eden konular hakkında harekete geçmektir. Örneğin kilolarınızdan rahatsızsanız diet ve spor yapın, kelinizden rahatsızsanız ya saç ektirin ya modern şapkalar takın. Unutmayın, sizin izniniz olmadan kimse sizi gücendiremez! Hakaretlere nasıl karşılık verilmelidir? Öncelikle şunu belirtelim; hakarete hakaret veya şiddetle cevap vermek verebileceğiniz en yanlış tepkidir. Çünkü karşınızda sizi aşağılayacak kadar densiz bir insan varsa bu iki tepki de onları mutlu eder çünkü amacına ulaşmıştır. Peki, hiç cevap vermemek ne kadar etkili bir çözüm? Karşınızdakine onun hakaretlerini kaale almadığınızı göstermek açısından doğru bir tepki. Ama bunu ancak gerçekten hakaretlerden etkilenmediyseniz yapabilirsiniz, aksi takdirde bu hakaret beyninizin bir köşesine oturur ve olur olmaz zamanlarda yüzeye çıkarak içinizi kemirir ve özgüveninizi kaybetmenize sebep olur. Hakaretlere hemen cevap vermek gibi bir zorunluluğunuz da yok ayrıca. Hatta bunu yapmak çoğunlukla sizin için daha kötü olur çünkü insan çoğu zaman sinir ve üzüntüyle sonradan pişman olacağı laflar edebilir. En iyisi, bir hakarete karşılık vermeden önce bu hakaretin boyutunu ve karşınızdaki insanı tartmaktır Bu insan bunu bana neden söyledi? Acaba bir doğruluk payı var mı? Neye dayanarak bu sonuca vardı? Ayrıca, bazen bizim hakaret olarak aldığımız şeyleri insanların patavatsızlıkla veya hiç de bizim anladığımız gibi bir anlamı olmadan söylediklerini de göz önünde bulundurmalıyız. Durup düşündükten sonra hakaretin sahibiyle yüzleşmek, ona bu yukarıdaki soruları sormak iyi bir çözüm olabilir ama maalesef herkes bunu anlayacak kapasitede olmayabilir. Bu sefer de çok hassas olduğunuz konusunda sizinle dalga geçmeye başlayabilir. Bu tür odunlara en iyi cevap sakince bu özelliğinizden haberdar olduğunuzu veya bununla barışık olduğunuzu belirtmektir. Örneğin; _Odun Oğlum, senin boyun çok kısa, böyle şortlar giyince iyice cüce gibi gözüküyosun. Siz Aaa kısa mı boyum? Ben de neden herkes bu kadar yüksekte her zaman diyordum! Seviyorum ben bu şortu ama yine de önerin için Veya, Odun Ay hasta mısın? Gözlerinin altı çökmüş, yüzün solmuş. Siz Yok, merak etme. Biraz yorgunum ve makyaj yapmadım. Hasta olsam bana bir çorba yapar mıydın? Tabii, bu tür cevaplar insanın aklına ilk anda gelemeyebilir, bu durumlarda en kötü “evet farkındayım, sağ ol,” diyebilirsiniz. Özetle İnsanlar genellikle _kendi komplekslerinden dolayı _ karşısındakini aşağılar, bu hakaretleri _kaale almamak _ bizim elimizdedir, illa cevap vermek gerekirse de soğuk kanlı bir şekilde cevap vermeliyiz.
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur İnceleme—2020 w20 Temmuz s. 14-19 29. İNCELEME MAKALESİ “Mesih uğruna zayıflıklara, hakaretlere, yokluklara, zulümlere ve zorluklara memnuniyetle katlanıyorum” 2. KOR. 1210. İLAHİ 38 Tanrı Seni Güçlendirecek GİRİŞ* 1. Elçi Pavlus kendisi hakkında nelerin farkındaydı? ELÇİ PAVLUS kendisini zaman zaman zayıf hissetti ve bunu açıkça dile getirdi. Bedeninin yıprandığını’, doğru olanı yapmak için büyük bir mücadele vermesi gerektiğini ve dualarına her zaman beklediği gibi cevap almadığını kabul etti 2. Kor. 416; 127-9; Rom. 721-23. Ayrıca kendisini eleştirenlerin onu zayıf* biri olarak gördüğünü de biliyordu. Fakat başkalarının olumsuz düşüncelerinin veya kendi zayıflıklarının onda değersizlik duygusu yaratmasına izin vermedi 2. Kor. 1010-12, 17, 18. 2. 2. Korintoslular 129, 10’a göre Pavlus neyi öğrendi? 2 Pavlus önemli bir şey öğrendi İnsan kendini zayıf hissettiğinde bile güçlü olabilir 2. Korintoslular 129, 10’u okuyun. Yehova Pavlus’a “Gücüm zayıflıkta tam olur” dedi. Yani Yehova onun eksiğini tamamlayacak, ihtiyaç duyduğu gücü sağlayacaktı. Bu makalede ilk olarak şu soruyu ele alacağız Bize yapılan hakaretleri neden fazla önemsememeliyiz? “HAKARETLERE . . . . MEMNUNİYETLE KATLANIYORUM” 3. Hakaretlere neden memnuniyetle katlanabiliriz? 3 Hiçbirimiz hakarete uğramaktan hoşlanmayız. Ancak düşmanlarımız bize hakaret ederse ve biz bunları fazla önemsersek cesaretimiz kırılabilir Özd. 2410. Öyleyse bu konuda görüşümüz ne olmalı? Pavlus gibi biz de hakaretlere memnuniyetle katlanabiliriz’ 2. Kor. 1210. Neden? Çünkü aşağılamalar ve muhalefet İsa’nın gerçek takipçileri olduğumuzu gösterir 1. Pet. 414. İsa, takipçilerinin zulüm göreceğini söylemişti Yuhn. 1518-20. Birinci yüzyılda bu yaşandı. Yunan kültüründen etkilenen kişilerin gözünde Hıristiyanlar cahil ve zayıf insanlardı. Yahudiler de onları, Elçi Petrus’un ve Yuhanna’nın durumunda olduğu gibi, “eğitimsiz, sıradan insanlar” olarak görüyordu Elçi. 413. Pek çok kişi İsa’nın takipçilerinin zayıf bir topluluk olduğunu düşünüyordu. Çünkü siyasi bir etkileri ya da askeri güçleri yoktu, ayrıca toplum onları dışlıyordu. 4. İlk Hıristiyanlar insanların olumsuz görüşleri karşısında nasıl bir tavır sergiledi? 4 Peki o ilk Hıristiyanlar insanların olumsuz görüşlerinin kendilerini durdurmasına izin verdi mi? Hayır. Örneğin Elçi Petrus ve Yuhanna, İsa’yı takip ettikleri ve onun öğretilerini duyurdukları için zulüm görmeyi bir onur saydı Elçi. 418-21; 527-29, 40-42. İsa’nın takipçilerinin utanç duyması için bir sebep yoktu. Bu alçakgönüllü Hıristiyanların insanlık için yaptıkları, uzun vadede düşmanlarının yaptıklarından çok daha fazlaydı. Örneğin onlardan bazılarının Tanrı ilhamıyla yazdığı kitaplar, milyonlarca insana hâlâ yardım ediyor ve ümit veriyor. Ayrıca o zaman duyurdukları Krallık şu anda gökte hüküm sürüyor ve çok yakında tüm insanlığı yönetecek! Mat. 2414. Fakat Hıristiyanlara zulmeden o güçlü Roma İmparatorluğu, tarihin tozlu sayfalarına gömüldü. Bunun yanı sıra, o vefalı öğrenciler şu anda gökte kral. Oysa düşmanları ölü ve eğer diriltilirlerse, nefret ettikleri Hıristiyanların duyurduğu Krallığın vatandaşları olacaklar Vah. 510. 5. Yuhanna 1519’a göre Yehova’nın toplumu neden hor görülüyor? 5 Bugün Yehova’ya hizmet eden bizler, bazen cahil ve zayıf kişiler olarak görülüyoruz ve alaylara maruz kalıyoruz. Neden? Çünkü çevremizdeki insanların tutumlarını benimsemiyoruz. Biz alçakgönüllü, yumuşak başlı ve itaatli olmaya çalışıyoruz. Bu dünya ise gururlu, küstah ve isyankâr kişilere hayranlık duyuyor. Ayrıca biz siyasete karışmıyoruz ve herhangi bir ülkenin ordusunda yer almıyoruz. Bu dünyadan farklı olduğumuz için insanlar bizi hor görüyor Yuhanna 1519’u okuyun; Rom. 122. 6. Yehova toplumu aracılığıyla neler başarıyor? 6 Dünya hakkımızda ne düşünürse düşünsün Yehova bizimle olağanüstü işler başarıyor. Örneğin, tarihteki en büyük duyuru faaliyetini yürütüyor. Kulları bugün dünyada en geniş çapta tercüme edilen ve dağıtılan dergileri yayımlıyor. Ayrıca Kutsal Kitabı kullanarak milyonlarca insanın daha iyi bir yaşam sürmesine yardım ediyorlar. Tüm bu başarıların ardında Yehova var. O, bu olağanüstü işleri gerçekleştirmek için dünyanın zayıf gördüğü bir grup insanı kullanıyor. Peki ya bireyler olarak bizim için ne denebilir? Yehova güçlü olmamıza yardım edebilir mi? O’ndan yardım almak için ne yapmalıyız? Şimdi Elçi Pavlus’tan alabileceğimiz üç dersi görelim. KENDİ GÜCÜNÜZE GÜVENMEYİN 7. Pavlus’tan alabileceğimiz bir ders nedir? 7 Pavlus’tan alabileceğimiz bir ders şudur Yehova’ya hizmet ederken kendi gücünüze veya yeteneklerinize güvenmeyin. Pavlus insani açıdan bakıldığında pek çok avantaja sahipti. Bu, onun gururlu ve kendine fazla güvenen biri olmasına neden olabilirdi. Örneğin, Roma’nın Kilikya eyaletinin başkenti olan Tarsus’ta büyümüştü. Tarsus zengin bir kentti ve orada ünlü bir üniversite vardı. Pavlus iyi bir öğrenim görmüştü; zamanın en saygın Yahudi din adamlarından biri olan Gamaliel’den eğitim almıştı Elçi. 534; 223. Ayrıca Yahudiler arasında nüfuzlu biriydi. Kendisi hakkında şöyle dedi “Yaşıtım olan soydaşlarımın birçoğuna oranla, Yahudilikte daha çabuk ilerliyordum” Gal. 113, 14; Elçi. 264. Fakat Pavlus kendi gücüne güvenmedi. Pavlus dünyanın standartlarına göre avantaj sayılan şeyleri, Mesih’in takipçisi olma ayrıcalığı karşısında “süprüntü” saydı 8. paragrafa bakın* 8. a Filipililer 38’e göre, Pavlus geride bıraktığı şeyler hakkında ne düşündü? b Pavlus neden zayıflıklara memnuniyetle katlandı’? 8 Pavlus, onu dünyanın standartlarına göre güçlü kılan şeyleri seve seve geride bıraktı. Hatta eskiden sahip olduğu avantaj gibi görünen şeyleri “süprüntü” saydı Filipililer 38’i okuyun. O, Mesih’in takipçisi olmak için bir bedel ödedi. Soydaşlarından nefret gördü Elçi. 2312-14. Kendisi gibi Roma vatandaşı olan kişiler onu dövüp zindana attılar Elçi. 1619-24, 37. Ayrıca Pavlus kusurlu yapısının ve sınırlarının farkındaydı ve bu ona acı veriyordu Rom. 721-25. Fakat düşmanlarının veya kendi eksiklerinin elini kolunu bağlamasına izin vermedi. Bunun yerine zayıflıklara memnuniyetle katlandı.’ Çünkü ne zaman zayıfsa, o zaman Tanrı’nın gücünü hayatında gördü 2. Kor. 47; 1210. 9. İnsanların avantaj saydığı şeylere sahip değilsek bu durumu nasıl görmeliyiz? 9 Peki biz Yehova’dan nasıl güç alabiliriz? Değerimizi belirleyen etkenlerin sağlık, eğitim, maddi durum veya geldiğimiz kültür olduğunu düşünmemeliyiz; çünkü Yehova’nın bizi hizmetinde kullanması bunlara bağlı değildir. Aslında Yehova’nın toplumunda çok az kişi insani açıdan bilge, güçlü ya da soyludur.’ Yehova “dünyanın zayıf saydıklarını” seçer 1. Kor. 126, 27. Öyleyse insanların avantaj saydığı şeylere sahip değilseniz, bu durumu Yehova’ya hizmetinizin önünde bir engel olarak görmeyin. Aksine, Yehova’nın gücünün üzerinizde işlediğine tanık olma fırsatı olarak görün. Örneğin, inancınızla ilgili sizde şüphe uyandırmaya çalışan kişiler gözünüzü korkutuyorsa, inancınızı savunmak için duayla Yehova’dan cesaret isteyin Efes. 619, 20. Peki ya kronik bir sağlık sorunuyla mücadele ediyorsanız? Yehova’dan, hizmetinde mümkün olduğunca faal olabilmek için ihtiyacınız olan gücü vermesini isteyin. Yehova’dan yardım gördüğünüz her seferinde imanınız artar ve güçlenirsiniz. KUTSAL KİTAPTAKİ İMANLI KİŞİLERDEN DERS ALIN 10. İbraniler 1132-34’te sayılanlar gibi imanlı kişilerin hayatını neden incelemeliyiz? 10 Pavlus Kutsal Yazıları derinlemesine inceleyen biriydi. Bu sayede birçok şey öğrendi, ayrıca Tanrı’nın Sözünde bahsedilen kişilerin yaşadıklarından dersler çıkardı. Pavlus İbranilere yazdığı mektupta onlardan, geçmişte yaşamış sayısız imanlı kişinin hayatı üzerinde düşünmelerini istedi İbraniler 1132-34’ü okuyun. Şimdi o kişilerden birini, Kral Davut’u ele alalım. O hem düşmanlarının hem de bir zamanlar dost olduğu kişilerin muhalefetiyle mücadele etmek zorunda kaldı. Davut’un yaşadıklarını incelediğimizde, Pavlus’un neden onun hayatı üzerinde düşünerek güç kazandığını göreceğiz. Ayrıca Pavlus’u nasıl örnek alabileceğimizi ele alacağız. Golyat gibi güçlü bir savaşçının karşısında zayıf görünen Davut, görünüşteki zayıflığını güce çevirdi. Yehova’nın gücüne güvenerek düşmanını yendi. 11. paragrafa bakın 11. Davut neden zayıf biri olarak görünüyordu? Kapak resmine bakın. 11 Güçlü bir savaşçı olan Golyat Davut’un güçsüz ve zayıf olduğunu düşündü. Davut’u gördüğünde “onu küçümsedi.” Ne de olsa kendisi daha iriydi, savaş için daha donanımlıydı ve eğitimli bir askerdi. Davut ise doğru dürüst bir savaş donanımı olmayan deneyimsiz bir gençti. Fakat Davut görünüşteki zayıflığını güce çevirdi. O Yehova’nın gücüne güvendi ve düşmanını yendi 1. Sam. 1741-45, 50. 12. Davut başka hangi zorlukla mücadele etmeliydi? 12 Davut, kendini zayıf ve güçsüz hissetmesine yol açabilecek başka bir zorlukla daha mücadele etmeliydi. O, Yehova’nın İsrail kralı olarak tayin ettiği Saul’a vefayla hizmet ediyordu ve Kral Saul başlarda ona saygı duyuyordu. Ancak Saul sonradan gururu yüzünden onu kıskandı. Davut’a kötü davranmaya başladı, hatta onu öldürmeye çalıştı 1. Sam. 186-9, 29; 199-11. 13. Davut, Kral Saul’dan gördüğü kötü muamele karşısında ne yaptı? 13 Davut hiç hak etmediği halde kötü muamele görse de Yehova’nın tayin ettiği krala saygı göstermeye devam etti 1. Sam. 246. Saul’un yaptığı kötülükler yüzünden Yehova’yı suçlamadı. Tersine Yehova’ya güvendi ve bu zorluğa dayanabilmek için O’ndan güç istedi Mezm. 181 ve üstyazı. 14. Elçi Pavlus Davut’un yaşadığına benzer hangi zorluklarla karşılaştı? 14 Elçi Pavlus Davut’un yaşadığına benzer zorluklarla karşılaştı. Düşmanları ondan kat kat güçlüydü. Dönemin birçok din adamı ve siyasi lideri ondan nefret ediyordu. Onu defalarca dövdüler ve zindana attılar. Ayrıca Davut gibi Pavlus da dostu olması gereken kişilerden kötülük gördü. Hatta cemaatten bazıları ona düşmanlık bile yaptı 2. Kor. 1211; Filip. 318. Fakat Pavlus tüm bu kişilere karşı zafer kazandı. Nasıl? Muhalefete rağmen iyi haberi duyurmaya devam etti. İman kardeşleri onu hayal kırıklığına uğrattığında bile onlara vefalı kaldı. Ve hepsinden önemlisi, ömrünün sonuna dek Tanrı’ya sadakatini korudu 2. Tim. 48. Pavlus kendi gücüne değil, Yehova’ya güvendiği için dağ gibi engelleri aşabildi. İnancınızı sorgulayan kişilere açıklama yaparken saygılı ve nazik olun 15. paragrafa bakın* 15. Hedefimiz nedir ve buna nasıl ulaşabiliriz? 15 Sınıf arkadaşlarınızdan, iş arkadaşlarınızdan veya hakikatte olmayan aile fertlerinizden hakaret ya da zulüm gördünüz mü? Cemaatten birinin size hiç kötü davrandığı oldu mu? Böyle bir şey yaşadıysanız Davut ve Pavlus’u düşünün. Kötülüğü her zaman iyilikle yenebilirsiniz’ Rom. 1221. Tabii bizim hedefimiz Davut’un yaptığı gibi bir düşmanı yenmek değil, insanların Yehova ve Kutsal Kitap hakkında bilgi almasına yardım etmektir. Bunu nasıl başarabiliriz? İnsanların sorularını Kutsal Kitaptan cevaplayarak, bize kötü davranan kişilere saygılı ve nazik davranarak ve düşmanlarımız da dahil herkese iyilik yaparak bu hedefe ulaşabiliriz Mat. 544; 1. Pet. 315-17. YARDIM KABUL EDİN 16-17. Pavlus neyi hiç unutmadı? 16 Elçi Pavlus Mesih’in öğrencisi olmadan önce cemaate zulmeden küstah bir gençti Elçi. 758; 1. Tim. 113. Onun yaptığı zulme bizzat İsa müdahale etti. İsa, o zamanlar Saul ismiyle tanınan Pavlus’la gökten konuştu ve onu kör etti. Pavlus yeniden görebilmek için, zulmettiği o insanlardan yardım almak zorunda kaldı. Alçakgönüllülükle Hananya adlı bir Hıristiyanın yardımını kabul etti ve Hananya onu iyileştirdi Elçi. 93-9, 17, 18. 17 Pavlus sonradan Hıristiyan cemaatinde büyük sorumluluklar alsa da, İsa’nın Şam yolunda verdiği dersi hiç unutmadı. Alçakgönüllü tutumunu korudu ve iman kardeşlerinin yardımını seve seve kabul etti. Onların kendisine “güç veren yardımcılar” olduğunu söyledi Kol. 410, 11. 18. Neden bazen yardım kabul etmeye istekli olmayabiliriz? 18 Pavlus’tan ne öğrenebiliriz? Hakikati ilk öğrendiğimizde muhtemelen başkalarından yardım almaya istekliydik. Çünkü ruhen bebek olduğumuzun ve daha öğreneceğimiz çok şey olduğunun farkındaydık 1. Kor. 31, 2. Peki ya şimdi? Eğer Yehova’ya yıllardır hizmet ediyorsak ve çok deneyim kazandıysak yardım kabul etmeye istekli olmayabiliriz; özellikle de yardım teklif eden kişi hakikatte bizim kadar eski değilse. Ancak Yehova bizi güçlendirmek için genelde iman kardeşlerimizi kullanır Rom. 111, 12. Eğer Yehova’dan güç almak istiyorsak bu gerçeğin farkında olmalıyız. 19. Pavlus başarısını neye borçluydu? 19 Pavlus Hıristiyan olduktan sonra harika işler başardı. Çünkü şunu öğrenmişti Başarı birinin gücüne, eğitimine, geldiği kültüre ya da maddi durumuna değil, onun alçakgönüllü tutumuna ve Yehova’ya güvenmesine bağlıdır. Öyleyse hepimiz Pavlus’u üç yolla örnek alalım 1 Yehova’ya güvenelim, 2 Kutsal Kitaptaki imanlı kişilerden ders alalım ve 3 iman kardeşlerimizin yardımını kabul edelim. Bunları yaptığımızda, kendimizi ne kadar zayıf hissedersek hissedelim Yehova bizi güçlü kılacak! İLAHİ 71 Biz Yah’ın Ordusuyuz
biri bize hakaret ederse ne yapmalıyız