bir baba kızını neden sevmez
Kayseri'nin Talas ilçesinde bir kişi, tartıştığı kızını boynundan bıçaklayarak öldürdü. Kayseri 'nin Talas ilçesi Tablakaya Mahallesi 6182. Sokak’ta meydana gelen olayda 63 yaşındaki Basri K., kızı 40 yaşındaki Ş.T. ile tartıştı.
Kötü sonuçlara yol açılabilcek bir şey olabilir . Ya bir anne bir baba kızıyorsa en fazla ne kadar kızıp en fazla ne kadar küs kalabilir . Seni bu yaşına kadar besleyen ailen seni bir kuzu gibi yemek için mi besledi biraz mantıklı düşünmek gerekir . Üvey olayına fazla girmek istemiyorum .
Anne baba sultasından, baskısından, anne babanın varlığından çocukların kurtarılması gerekir. Toplumumuzdaki bu anne babacı anlayış insanlarımız için ciddi sorundur. Ben mecburiyetle Allah’ı bile sevmem, sevemem. Anne baba sevgisi bazen mecburidir. Mecburi sevgi olmaz. Değil 9 ay 19 ay karnında taşısa sevmiyorsam sevmem.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Organ Nakli Merkezi’ne gelen baba- kızın doku uyumu olduğunun belirlenmesi üzerine böbrek nakline karar verildi. İşlemlerin tamamlanmasının ardından Murtaza Göktaş’ın bir böbreği, 26 Şubat 2016’da kızına nakledildi. DİĞER KIZA DA ANNE VERİCİ OLDU
Genç kız yüzünde huzurlu bir tebessümle gözlerini denize dikkatle dikerek, neredeyse nefes almadan sessizce bir süre kalmış. Sonra da balığı denize bırakmış. Babası merakla kızını izlemiş; “Ne oldu kızım? Neden sustun?” “Çünkü denizi gördüm baba. Okyanusun içinde çok mutlu balıklar vardı.
my heart will go on piano notes easy. Haberler > Bir Baba Kız İlişkisinde Babanın Mutlaka Dikkat Etmesi Gereken 15 Şey - 1609 - 1919 Bir kız babası olarak böyle bir içeriği hazırlamak sanırım bana düşerdi. Baba-kız ilişkisinin ne kadar özel bir ilişki olduğunu açıklamama gerek yok sanırım. Bu ilişkinin hep böyle devam etmesi sizin elinizde. Baba kız ilişkinizde şunlara mutlaka yer verin, pişman olmanız mümkün değil. 1. Elbette ki o sizin prensesiniz, ama unutmayın böyle devam etmesi için çaba sarf etmeniz gerekecek. 2. Kız çocuğu bebekle, beşikle oynar algınızı yıkın, onun ilgi alanını çerçevelemeye çalışmayın, sadece yol gösterici olun. 3. Ona duyarlı tarafınızı göstermekten asla çekinmeyin, kendi duygusal yanını keşfettikçe, kendini zayıf hissetmeyecektir. 4. Sadece sizin baba-kız ilişkinize özel şakalarınız, takılmalarınız olsun, emin olun ömür boyu bunları unutmayacaktır. 5. Korkularının üzerine gitmesini, korktuğu şeylerden kaçmamasını öğretin, daima arkasında olduğunuzu hissettirin. 6. Ona verdiğiniz sözleri mutlaka tutun, kalp kırıklıklarını onun değerini bilmeyenler yüzünden yaşasın. 7. Yeteneklerini fark etmesini sağlayın. 8. Kızlar bunu yapmaz, bu kıza yakışmaz demeden sevdiği her şeyi anlamaya çalışın. 9. Oğlunuza söylemeyi aklınızdan dahi geçirmediğiniz bir şeyi kızınıza da söylemeyin. 10. Size bir sorununu anlatmak istediğinde başınızdan savmayın veya "annene git" demeyin, tabii bir daha gelmesini istiyorsanız. 11. Bu onunla her konuyu rahatça konuşacağınız anlamına gelmiyor, bırakın cinselliği, erkekleri daha iyi bilen birileriyle konuşsun, ama ona bunlardan utanmaması gerektiğini söyleyebilirsiniz. 12. Kendisini ilgilendiren kararları sadece kendisinin verebileceğini ilk andan itibaren öğretin. 13. Ona ve annesine iltifat etme fırsatlarını asla kaçırmayın. 14. Onu sevdiğinizi söylemekten asla çekinmeyin. 15. Onu asla yaptığınız işlerin dışında bırakmayın, "bu erkek işi" diye dışlamayın, bırakın denesin ve yapsın. Bonus - Onun yanında diğer kadınların vücudu hakkında eleştirel veya arzular şekilde konuşmayın, kendiyle özdeşleştirmesi ihtimal dahilindedir.
Baba ile kızın dudak dudağa öpüşmesi doğru bir davranış değildir ve bu tür uygunsuz yakınlaşmalar hem geç kızlarına hem de topluma çok yanlış mesajlar verebilir. Peki, ama neden?Baba ile kızın dudak dudağa öpüşmesi doğru bir davranış değildir ve bu tür uygunsuz yakınlaşmalar, hem genç kızlarına hem de topluma çok yanlış mesajlar verebilir. Peki, ama neden?Baba-kız arasındaki yakınlaşmalara özen göstermek gerekiyor!Çocuklar ve ergenler, ebeveynleriyle kurdukları bağlarla ve yakın ilişkilerle cinsel yönelimlerinin, kimliklerinin, kişiliklerinin ve geleceklerinin temellerini atarlar. Bu süreçte yaşananlar ve paylaşılanlar ruhsal gelişimlerini ve ilerideki cinsel hayatlarını şekillendirir. Genç bir kızın babasını “dudaktan öpmesi” o kızda bilinçdışında var olan karışık duyguların ortaya çıkmasına ve cinsel hayatı üzerinde hatalı kodlamalara yol açabilir. Bu nedenle baba-kız arasındaki paylaşımlarda birtakım şeylere “özen göstermek” cinselliğini çağrıştıracak davranışlardan uzak durulmalı!Freud’un geliştirmiş olduğu oedipus kompleksi elektra kompleksi kavramında da kız çocukları babaya ulaşmak ve onun sevgisini kazanmak için annelerini bir rakip gibi görürler. 3–5 yaşlarını kapsayan ve “fallik dönem” adı verilen bu süreçte, kız çocukları babalarını paylaşmazlar ve sahiplenirler. Fallik dürtülerin baskısıyla, bu yaş dönemindeki kızlar yetişkinlerin seks arzusu gibi olmayan, çok daha masum, çocuksu ve saf bir “fallik arzu” ile babalarını arzularlar, “fallik bağ” adını verdiğimiz bağ ile babalarına bağlanırlar, hatta babalarıyla evlenmek istediklerini söylerler. Bu istek ve arzular cinsel kimliğin gelişmesi için gerekli ve normal bir sürecin parçasıdır. Fallik dönemin sonunda kız çocukları, babalarına karşı hissettikleri arzuları baskılarlar ve fallik bağlarını çözümlerler. Çünkü babaya duyulan arzu, annenin sevgisini kaybetme korkusuna yenik düşer, kız çocuk annesinin sevgisini kaybetmemek ve anneyle sağlıklı bir özdeşim kurmak için babasına karşı duyduğu fallik bağdan vazgeçmek zorundadır. Böylece çocuk toplumsal, kültürel düzene girmiş olur ve ensest yasağını içselleştirir. Ensest yasağının tanınmasıyla kız çocuğu toplumsal kültürel yaşama dahil olur, doğal güdülerini bastırarak kendi mevcudiyetinin farkına varır. Bu nedenle fallik dönemde kız çocuklarının baskısız ve görece olarak daha rahat bir süreç geçirmeleri adına, yetişkin cinselliğinde olan cinsel açıdan uyarıcı davranışlardan ve sözlü mesajlardan uzak durulması önemlidir. 5 yaş sonrasında fallik dönem baskılanarak uyuklama devresine girer ve ergenlik döneminde tema olarak eski ama içerik olarak yeni bir sayfa açılır. 12–18 yaş dönemini kapsayan ergenlik döneminde baba-kız arasındaki yakınlaşmaların ve temasların “dudak dudağa öpüşme, birlikte banyo yapma, beraber sarılarak uyuma” gibi yetişkin cinselliğini çağrıştıran, garip, tehlikeli ve içselleştirilemeyecek görüntülerden, davranışlardan uzak olması çok önemlidir. Çünkü hem baba için hem kızı için bu tür uygunsuz yakınlaşmalar bilinçdışında yer alan ensestiyöz duyguları harekete geçirebilir. Bilinçdışından kaynaklanan cinsel davranışlar, rastlantısal içerikli temaslar ve babaların kızlarının bedenine olan aşırı ilgileri baba-kız arasındaki sınırların bulanıklaşmasına yol yakınlaşmalar...Yasaksevi, yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkileri tarif etmek için kullanılan “ensest” kelimesi sıfat olarak “pis, ahlaksız, uygunsuz, kirlenmiş ve temiz olmayan” anlamına gelmektedir. Freud, ensesti fallik döneminde ortaya çıkan bir bozukluk olarak açıklamıştır. Toplumda evlenmeleri, ahlakça, hukukça, dince yasaklanmış nikah düşmeyen yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları anlamında kullanılmaktadır. Psikiyatri kitaplarında ise cinsel sapmalar bölümünde “yakın akrabalar arasında cinsel ilişkide bulunmalar” ya da “akraba aşkı” anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca toplumdan topluma değişen değer yargılarına rağmen, hem vajinal hem anal yönü bulunan her türlü uyarıcı cinsel yakınlaşmalar, oral ya da genital ilişkiler, baştan çıkarıcı konuşmalar ve temaslar, teşhircilik, öpüşme, okşama, zorlama ile karşılıklı mastürbasyon biçiminde gerçekleşen cinsel yakınlaşmalar ensest kapsamına girebilir. Ancak burada asıl belirleyici olan, cinsel ve ruhsal sorunlar yaratan şey, yapılan eylemlerden ziyade bu eylemler sırasında hissedilen duygulardır. Ancak her kültürde enteresan gelenekler vardır. Rus kültüründe anne, baba, çoluk çocuk herkes birbirini dudaktan öper, bu psikolojik olarak uygunsuz olmasına rağmen Rus toplumu için normal sayılan bir duygusal boşluklar sorun yaratabilir!Ailedeki üyeler duygusal olarak bir boşluk içinde olduklarında, boşanmalar ve iş seyahatleri nedeniyle bir arada olamadıklarında, uygunsuz cinsel yakınlaşmalar ve ilişkiler onlara “aslında uygunsuz bir cinsel yakınlaşma içinde değiliz, insan ilişkilerinin sıcaklığını, konforunu ve güvenini paylaşıyoruz ve gösteriyoruz” gibi görünebilir. Bu durum masumca algılanan duyguların aslında uygunsuz olduğunun inkarıdır. Bu yüzden karışık duygular uyandıran uygunsuz cinsel yakınlaşmalara, “Ne var bunda, çok masum bir sevgi paylaşımı!” demek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. İçinde yaşanılan kültüre ve toplumsal değer yargılarına aykırı olan, masum ve sevgi gösterisi olarak sunulan bazı yakınlaşmalar erotik bir içerik taşıyorsa, üzerinde düşünülmeli ve gerekirse bir cinsel terapistten yardım genç kızın ilk aşkı babasıdır!Freud’a göre her genç kızın ilk aşkı babasıdır. Kızlar babalarına bambaşka duygularla bağlanırlar, kimseye güvenmedikleri kadar güvenirler. Çıkarsız ve karşılıksız olan bu sevginin hesabı kitabı yoktur. Sırtını dağlar kadar sağlam bildiği babasına yaslandığını bilerek yaşamak ve bunun keyfini çıkararak mutlu, huzurlu ve güvende olduğunu bilmek, her genç kızın ruhsal gelişimi gereklidir. Kız çocukları büyüyüp geliştiklerinde, başka aşklara yelken açtıklarında, bilinçdışlarında yer alan baba sevgileri onları yalnız bırakmaz, bu sevgiye ve bu sevginin içeriğine göre kendilerine bir erkek seçerler. Seçtikleri erkeklerde geçmişlerinde kalmış olan ve bilinçdışlarında daha ilk günkü gibi sıcaklığını koruyan baba sevgilerinin kırıntılarını ararlar, bulunca huzur bulurlar, bulamayınca huzursuzlaşırlar, hırçınlaşırlar. Çünkü bebekken farkındalıkları arttıkça ilk karşı cins olarak babalarını görmüşlerdir ve onu tanımışlardır. Kız çocuklarının babalarıyla kurdukları ilişki beklenti, hayranlık ve sevgi yüklü bir ilişkidir ve bu ilişki kızların hayatları boyunca tüm seçimlerini etkiler, kendi seçtikleri erkeklerinde baba figürü aramalarına yol açar. Şefkat aramaları ve sevgi ihtiyacında olmaları bu yüzdendir.
bunu beyan eden kişi ve onun kafa yapısındaki kişilerin zeka seviyeleri ve sapkınlıkları hepimizin bildiği bir gerçek olduğundan, artık beni şaşırmayan fakat her duyduğumda tiksindiren fetva/ bunu eksileyenin kafasından verin bana. şakirt, pis, yobaz, iğrenç ruh hastaları 2 lan olm manyak mısınız, "baba ile kızın sevişmesi sakıncalı değildir" savını desteklemiyorum burada. bu lafı söyleyen heriflere laf ediyorum. şaka mısınız? bizzat şahit olduğum olaydır , içler acısıdır. "her kim bir ağaç ekerse herkesten daha çok onun meyvesinden istifade etmeye hakkı vardır." asdfafk. fetvada farkli bi tarz.. rezil, kepaze insan müsveddelerinin, midemi bulandıran düşünce ve önce avukatlık stajımın ağır ceza mahkemesi bölümünde, mübaşir birden duruşma salonunu, sıra bekleyen avukatlar dahil boşaltmaya avukat olduğumuz için gizli oturum sırasında salonda kalmamıza müsaade baktık ki 13 yaşında bir kız çocuğu girdi önce da jandarmalar eşliğinde, elleri kelepçeli, biri 60-65, diğeri 45-50 yaşlarında iki başkanı kıza sordu, anlattırdı olayı en ince vefat ettikten sonra, 60-65 yaşlarında olan babası, 13 yaşındaki kendi öz kızına tecavüz ve savunması da, aynen anılan fetvadaki gibi kendi diktiği ağacın meyvesinden ilk önce ağacı diken kişinin yemesinde bir sakınca olmadığı yine kızın öz dayısı olduğunu öğrendiğimiz 45-50 yaşlarındaki diğer adamın da, babasının kızına yaptığını öğrenince "e madem babası yapıyor ben neden yapmayayım" mantığıyla yeğenine tecavüz ettiğini çocukcağızın yaşadıklarını ağlaya ağlaya anlattığı ve benim gözyaşlarımı tutmaya çalışarak dinlediğim o anları hiç bir zaman mesleğim adına doğru olmayan bir bakış açısı olabilir ama o gün o anda karar verdim ve 10 küsur yıllık meslek hayatım boyunca cmk müdafiliği de dahil ceza davasında sanık vekilliği yorumum, ebeveynin çocuğuna fiziksel ve/veya psikolojik şiddet uygulayarak cinsel ilişki kurması açısından yazılmıştır. "vereceğin fetvayı sikeyim ben gidiyorum" tepkisi verilebilecek fantastik "din" adamı açıklaması. insanın ağzını açık bırakan arkadaş, herkes mi alim, herkes mi islam bilgini. ağzı olan konuşuyor. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Bir çocuk ailesine, hele ki bir kız çocuğu babasına isyan ettiğinde, orada bir sevgisizlik değil, daha fazla sevilme ihtiyacı var demektir... Bir kız, babasını kıracak cümleler kuruyor, canını acıtmaya çalışıyorsa, sebep; öfke ya da intikam duygusu değil, canı çok yanan ve bunu ancak can yakarak ifade etmeye çalışan bir çocuk var kız çocuğu, “Babam beni hiç sevmedi” diyorsa, orada göstermek istediği sevgiyi gösterememiş bir kalbin isyanı var demektir. Çok romantik bulabilirsiniz yazdıklarımı ama bir düşünün lütfen Hangi çocuk babası için dünyadaki en değerli varlık olma duygusundan vazgeçer ki?Babasının sevgisi ya da ilgisi eksik kalan bir çocuk, ne kadar parası olursa olsun biraz eksik kalmaz mı?Hele de bir kız çocuğundan bahsediyorsak...Kızlar büyüdüklerinde, sevdikleri adamlarda babasından izler arar, ne kadar çok iz bulursa, o kadar çok sever ve güvenir...Ferhat Göçer’in kızının babasına olan isyanını dile getirdiği satırları, söylediklerini okuyorum günlerdir...İçinde abartı, haksızlık var mıdır, bilmiyorum, belki vardır...Ama çocuklarımız bizim onlara verdiklerimiz ya da veremediklerimiz yüzünden hata olmak demek, çocuğun hata yaptığı zaman önce kendini eleştirmek sonra da aynı hatayı tekrar yapmaması için çaba göstermek demek değil midir biraz da?Göçer’in kızının söylediklerine dair basın toplantısı yapma kararını duyduğumda öfkelendim fazlasıyla...Kalemimin ucunu en sivri hale getirdim, olaya dair eski defterleri kurcaladım, ömrümün en sert yazılarından birine hazırladım beynimi. Sonra o haber geldi, basın toplantısından vazgeçti, “Aile arasında halledeceğiz” gereken oldu, Göçer, kızına çok güzel bir “Seni seviyorum kızım” sonrası çok daha kolay olacaktır çünkü her kız çocuğu için babası yenilmeyen bir kahramandır zaten...Seviyor, sevmiyor...Ceren Hindistan, “Mustafa Sandal’la aşk yaşıyor mu?” iddialarına kapıyı kapatmamıştı.“Türkiye’de ona aşık olmayacak kadın yoktur, yazışmalarımız çok özel ama açıklayamam” falan demişti iki hafta baktık ki, şimdi ateş püskürüyor Sandal’a, “Aşk yoktu” diye de devam ediyor, bir başka kadının adını vererek...Dizi de olsa bu kadarı da saçma diyeceğimiz şeyler, gerçek hayatta karşımıza çıkıyor ki, hem ona hem de bize yazık...Dantelli çamaşır kararıİrlanda’da bir mahkemede, 17 yaşındaki bir genç kızın tecavüz davası görüldü. Mahkeme, 27 yaşındaki sanığın, “Benimle buluşmaya geldiğinde dantelli çamaşır giymişti” savunmasını inandırıcı buldu ve beraat kararı verdi. Konu, İrlanda Parlamentosu’nun gündemine geldi, bir vekil durumu elindeki çamaşırla protesto etti. Bu karara bakacak olursak kadınlar çamaşırlarını kendileri için önce de İtalya’da Kot pantolon giyen kadın tecavüze uğramış olamaz çünkü çıkarması zor’ diye bir karar verilmişti. Kadın olmak dünyanın her yerinde, modern geçinen ülkelerde de su fiyatlarıİstanbul’da aynı marka damacana su fiyatları neredeyse her ilçede farklı satılıyor. Bu da yetmezmiş gibi bildiğimiz su en fazla zam gören ürün haline geldi bir şekilde.“Neden?” sorusuna tatmin edici bir cevap verebilecek kimse var mı?Bu ülkeden Ahmet Kaya geçtiSonun başlangıcı olan Magazin Gazetecileri Derneği gecesinde ona saldıran kim varsa özür diledi...“Vay Şerefsiz” diye manşet yapan genel yayın yönetmeni de pişmanlığını birden çok kere tekrar etti. Bunları biliyoruz da o manşete neden olan konsere dair yapılan yargılamada Ahmet Kaya’nın masum bulunduğunu bilmiyoruz. Çoğu kişi Kaya’yı terörle ilişkilendirmeye çalışıyor da, cenaze töreninde ailenin PKK’ya koyduğu tepkiyi bilmiyor. Bu ülkenin 12 Eylül yetiştirmesi kuşaklarına Attila İlhan’ı öğreten sürü genç, Ahmed Arif, Nazım Hikmet ve Hasan Hüseyin Korkmazgil adlarını ilk Ahmet Kaya kasetlerinin kapağında Sol da çok sevmezdi aslında Kaya’yı. Yorgun Demokrat’ albümünden sonra bir dergide kapak olmuştu sanatçı, “Devrim mücadelesi asla yorulmaz” diye.“Bu ülkede polisle başı belaya girmedi mi?” derseniz, girdi elbette ama siyasi bir suçtan değil, satın aldığı araba kaçak çıktığı için dert beş yıldızlı otellerde değil Gül Motel’de tatil yapardı, mutlu olurdu Vedat Türkali gibi güzel insanlarla aynı masayı paylaşmaktan... Ölüm haberinden üç gün sonra Finansal Forum’da,12 Eylül kuşağına şairleri tanıtan adam’ diye “Aman oğlum seni de terörist sanırlar” diye endişe etmişti o Kürtçe klip çekmek istediğini söylediği için linç edildi, bir gecede hafızalardan silindi tüm Kurdi var bugün, meselenin dil değil, söylenenler olduğunu anlamamızı sağlayan... Sonra bu akşam TRT Müzik’te Kaya’nın ölüm yıl dönümü olduğu için özel bir program yazarken aklımda “Bu bir kılıç balığının öyküsü” diye başlayan şarkısı var... “Yazılmasa da olurdu” diye devam eder parça, keşke bu yazı da yazılmak zorunda kalmasaydı.
Medical Park Fatih Hastanesi’nden Klinik Psikolog Sinem Demir’e göre; anne-kız arasındaki tehlikeli rekabetin ve düşmanlığın altında sevgisizlik, bastırılmış duygular ve toplumsal baskı gibi birçok neden yatıyor…Hayatta bir çocuk için annesinden daha değerli bir varlık olabilir mi? Peki bir anne için çocuğundan daha önemlisi? Normal şartlarda bu sorunun yanıtı hayır’dır! Hele de anne ve kız söz konusu ise gözümüzün önüne çok daha güçlü bir sevgi bağı gelir. Ama özellikle son zamanlarda tanık olduğumuz anne-kız cinayetleri, anne-kız ilişkisinin aslında her zaman o kadar da toz pembe olmayabileceğini gözler önüne serdi. Peki bir anne kızından ya da bir kız annesinden neden nefret eder? Hatta bu nefret nasıl olur da onu hunharca öldürmeye kadar gider? Medical Park Fatih Hastanesi’nden Klinik Psikolog Sinem Demir; anne-kız ilişkilerine mercek tuttuBABA MAZLUM ANNE SUÇLU!Son dönemlerde annesini öldüren kız’ trajedisini konu alan haberlere bakıldığında benzerlikler dikkat çekiyor. Sadece cinayetle sonuçlanan değil, annenin kızını şiddetli bir şekilde suçladığı durumları konu alan haberlerde de ortak noktalar gözleniyor. Bu kızlardaki en benzer nokta, anneleriyle ilişkilerinin sürekli’ ve şiddetli’ bir çatışma halinde olması. Annelerinin kendilerini sürekli aşağıladıklarını, özellikle cinsel-ahlaki yönden suçladıklarını söylüyorlar. Babalar; ya çocukluk döneminden itibaren ortadan kaybolmuşlar veya daha sonra ayrılık yaşanmış ve başka bir evde yaşamaya başlamışlar. Babalarını hiç görmemiş olanlar, bunun annelerinin engelleriyle olduğunu ve babalarıyla ilişki kurma ihtiyaçlarının haksız bir şekilde engellendiğini düşünüyorlar. Baba bazen yıllar sonra, bir şekilde’ durumunu anlatmış ve kızlar ona bir şekilde’ hak vermişler. Buna rağmen hiçbiri tamamen babasıyla yaşamayı seçmemiş veya babaları onları çağırmamış. Kızların hepsi, anneleriyle yaşadıkları evin dışında dayanak noktaları oluşturmuşlar, bir nevi yeni evler’ yaratmaya çalışmışlar. Arkadaşları, arkadaşlarının aileleri vs… DUYGUSAL YOKSUNLUK KATILAŞTIRIRÖncelikle babanın olmadığı durumlarda anne-kız ilişkilerine göz attığımızda; özellikle geleneksel toplumlarda, bir ayrılık durumunda yalnız kalan kadının adeta takibe alındığına tanık oluruz. Hele kadının kız çocuğu varsa, senin bir kız çocuğun var, daha dikkatli olmalısın, hata yapmamalısın’ klasik bir önermedir. Bu hata, çoğunlukla karşı cinsle ilişkisinin olup olmamasıyla ilgilidir. Karşı cinsten uzak durmaya çalışan ve bir yandan evin sorumluluğunu tek başına üstlenen kadının ruhsal yapısı, gittikçe katılaşmaya’ başlayabilir. Uzun süre duygusal sevilme-sevme-cinsellik-sosyalleşme açısından yoksunluk yaşamak, aşırı sinirliliğe’ dönüşebilir. Dış dünyayı ise kendisi ve kızı için tehdit edici’ bir yer olarak değerlendirebilir. Eğer kişide psikiyatrik bir yatkınlık da varsa; bu katılık, şiddet içeren öfke patlamaları ve düşmanlık hissine varabilir, hatta tamamen paranoid’ bir hale OLDU HAYATIM BİTTİ!Diğer taraftan, kızı ergenlik çağına geliyordur ve karşı cinse yönelecektir. Anne katılaşmışsa, bastırdığı kadınsı duygu ve dürtüleri’ kızının yaşama olasılığına da öfke duyabilir. Kendisi hayata kapanmışken, kızının hayata kar
bir baba kızını neden sevmez